İçeriğe Atla
Millî Reasürans

TAKİP EDİN

11 dk okuma

İşin Gecikmesinden Kaynaklı Kâr Kaybı Sigortası ve Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

ALOP (Advance Loss of Profits) sigortası, inşaat ve montaj projelerinin gecikmesi nedeniyle elde edilemeyen brüt kârı güvence altına alan özel bir sigorta türüdür. Bu makale, teminatın kapsamını, sınırlarını ve Türkiye uygulamasındaki başlıca sorunları sade ve anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktadır.

AT

Asude Temelli

Yazan

Giriş

Sigorta uygulamalarında geç yer edinse de Kâr Kaybı Sigortalarına duyulan ihtiyacın ortaya çıkması 1800'lü yıllara dayanmaktadır. En yaygın sigorta uygulaması olan Klasik Yangın Teminatı, işletmeye yatırılan sermayenin (tesis, makine, emtia vb.) yangın nedeniyle hasara uğrayıp işe yaramaz hale gelmesinden doğan zararı karşılarken, yangın sebebiyle işletmenin uğradığı kâr kaybına karşı herhangi bir teminat sağlayamıyordu. Bu durum ilk kez 1843'te İngiltere'de bir han sahibinin yangın poliçesine dayanarak, hem yanan hanın zararının, hem de binanın yeniden inşası süresince kaybettiği kârın karşılanmasını talep etmesiyle gündeme gelmiştir. Birkaç yıl sonra 1847'de ise İskoç Adli Makamları benzer bir durum ile karşılaşmış, Davacı maddi zararının yanında binanın tamir süresi içinde faaliyetlerini yerine getirememekten doğan kâr kaybını ve ödemek zorunda kaldığı personel ücretlerini talep etmiştir.
Bu iki olay sonucunda mevcut klasik yangın teminatının eksik kaldığı gerekçesiyle yangın sebebiyle ortaya çıkan kâr kaybının temini konusu gündeme gelmiştir. Bu alanda ilk uygulamayı yapması nedeniyle "Öncüler" olarak adlandırılan sigorta şirketlerinin, Kâr Kaybı Sigortaları'nı ne şekilde tatbik ettiklerine dair bir belge bulunmamakta olup; Öncüler'i, Kâr Kaybı'nın Yangın hasarı üzerinden belirli bir oran ile hesaplandığı ve Fransızca'da işten uzaklaşma manasına gelen Şomaj (Chomage) sistemi ile yıllık kârın günlere bölünerek, çalışılmayan gün sayısı ile çarpılmasıyla bulunan "Zaman Kaybı" poliçeleri takip etmiştir. 1908'de İngiltere'deki şirketlerin Kâr Kaybı teminatı vermeye karar vermeye başlamasıyla iş hacmi çok artmış ve 1939'da özel şartlarıyla birlikte standart bir poliçe formu benimsenmiştir.
Kâr Kaybı Sigortaları sanayileşmiş ülkelerde geniş uygulama alanları bulurken, önceliği Yangına Bağlı Kâr Kaybı ve Makine Kırılmasına Bağlı Kâr Kaybı Sigortaları almaktadır. Yapı ve inşaatların tamamlanmasındaki gecikmeden doğacak olan brüt Kâr Kaybını teminat altına alan "İşin Gecikmesinden Kaynaklı Kâr Kaybı Sigortası"nın (Advance Loss of Profits Insurance-ALOP) gelişmesi ve yaygınlaşması ise, henüz işletme halinde olmayan bir yapıya önceden teminat veriliyor olması ve bu nedenle sigorta bedeli, risk ve fiyatın belirlenmesinde yaşanan zorluklar nedeniyle daha yavaş olmuştur.
Son zamanlarda dünya genelinde geniş bir yer bulan ve hükümetlerin sağladıkları fon yapılarında değişime neden olan özelleştirme ve yap-işlet-devret (Build-Operate-Transfer-BOT) akımının da etkisiyle, özellikle büyük projelerde yer alan işveren ve müteahhitler ciddi finansal risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu tür projelerde, işverenler genellikle proje varlıklarını ve nakit akışını teminat göstererek kredi almakta ve daha sonra projenin getirisiyle krediyi geri ödemektedirler. Bu nedenle söz konusu projenin gelir getirir hale gelmesi çok önemli hale gelmiş ve işveren ile finansörler ve dolayısıyla işveren ile müteahhitler arasındaki sözleşmelere iş programındaki gecikmeler için katı maddeler eklenmeye başlanmıştır. Derecelendirme kuruluşlarının, bankaların ve yatırımcıların artan baskıları nedeniyle proje sahipleri (işveren) aldıkları kredilerin geri ödemelerini ve yatırımlarını garanti altına alma çabasına girmiş, bu da ALOP teminat taleplerinde ciddi bir artışa yol açmıştır. The International Association of Engineering Insurers (IMIA) verilerine göre ALOP/DSU teminatı içeren poliçe adedi 2000-2008 yılları arasında iki katına çıkmış ve yükselen trendini günümüze kadar devam ettirmiştir.
Daha önceleri Londra piyasasında sadece bu alanda uzmanlaşmış sigortacılar tarafından sağlanan bu teminat, artık hemen hemen bütün sigorta şirketlerince verilmektedir. Ancak uzun bir geçmişi olmaması geç yaygınlaşması ve genellikle EAR/CAR poliçeleri içinde verilmeleri nedeniyle ALOP teminatı ile ilgili istatistiki veriler geniş bir zamanı kapsamamaktadır.
İnşaat projeleri; aylarca süren araştırma, planlama, bütçe oluşturma, anlaşmalar imzalama, resmi izin ve uygulama başvuruları yapma, makine ve tesisat için sipariş verme, insan kaynaklarını ayarlama, saha hazırlığı, nakliye vb. birçok ön aşamaya dayanmaktadır. Fiziki inşaat işlerinin maruz kaldığı yangın, hırsızlık gibi konvansiyonel; deprem, sel-seylap gibi katastrofik; ayrıca işçilik, tasarım hataları gibi projenin kendisinden kaynaklanan temel risklerin dışında, söz konusu ön aşamalar da inşaatın tamamlanıp işletme dönemine geçme süresi üzerinde etkili olmaktadır. Bu kadar çok değişkenden herhangi birinin neden olabileceği ve dolayısıyla inşaatın tamamlanmasına engel olacak her türlü gecikme, planlanandan düşük üretim, gelir ve hatta pazar kaybı, ödemelerin yapılamaması sonucunda karşılaşılan faiz borçları gibi ağır finansal yüklere neden olabilmektedir. Bu noktada projenin tamamlanmasının gecikmesi nedeniyle oluşacak brüt kâr kaybını temin eden ALOP teminatı büyük önem kazanmaktadır.
ALOP teminatı sigorta piyasalarında kullanılan farklı metinler nedeniyle birçok isimle anılmakta olup, bunlardan en yaygını DSU (Delay in Start-up)'dur. Delayed Start-up, Delayed Earnings Insurance, EAR/CAR Loss of Profits, EAR/CAR Loss of Rent/Interest olarak da adlandırılabilmektedir. Bu durum aralarında teminat farklılığı olup olmadığına dair tartışmalara yol açsa da teminat kapsamları özünde aynıdır.

Teminat

ALOP teminatı, inşaat işlerinin tamamlanmasında yaşanacak bir gecikmeden doğacak olan brüt kâr kaybını telafi etmek amacıyla işletme gelirini korumaya yönelik bir sigorta güvencesi sağlamaktadır. ALOP Sigortası yapmanın ön koşulu, yürürlükte İnşaat (Construction All Risk-CAR) ya da Montaj (Erection All Risk-EAR) poliçelerinden birinin olmasıdır. Gecikmenin bu poliçelerin kapsamında telafi edilen maddi bir zarar yüzünden yaşanmış olması gerekmektedir. Ancak ALOP sigortası, İnşaat ve Montaj poliçeleri kapsamındaki risklerin tamamını karşılamamaktadır.

İstisnalar

ALOP teminatında aşağıda belirtilenler sonucu oluşan kâr kayıpları genelde istisna tutulmaktadır;
  • Aksi kararlaştırılmadıkça İnşaat/Montaj poliçelerine zeyil ile eklenen ek teminatlar,
  • Aksi kararlaştırılmadıkça deprem, yanardağ patlaması, tsunami,
    1. şahıs malları, inşaat makinesi, tesis ve ekipmanların uğradığı zararlar,
  • şahıs malları, inşaat makinesi, tesis ve ekipmanların uğradığı zararlar,
  • Hammadde zararları, malzeme eksikliği, tahrip olması, bozulması veya hasara uğraması,
  • Kamu otoritesi tasarrufları,
  • Kaynak yetersizliği,
  • Hasarın meydana gelmesinden sonra herhangi bir eksikliğin ortadan kaldırılması, kusur veya hatanın düzeltilmesi, iyileştirilmesi, ilave yapılması veya değiştirilmesi,
  • Sigortalı tarafından devralınan veya kullanıma sokulan kısımlarda meydana gelen zarar veya hasar,
  • Cezalar, sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklar,
  • Ruhsat, lisans ya da sözleşme iptalleri.

Sigortalı

ALOP teminatı sadece "İşveren" yani işletmeden gelir elde edecek olan işletme sahibi için teminat sağlamaktadır. İşveren ve Müteahhit için maddi zarara ilişkin ortak menfaatler, işin gecikmesine bağlı finansal kayıplar bakımından birbirinden tamamen ayrılmaktadır. Bir üretim tesisi için, inşaatın maddi bir hasar nedeniyle belirlenen sürede bitmemesi durumunda, şayet tesis üretime geçmiş olsaydı elde edeceği tahmini kâr için teminat sağlanmasından hareketle, söz konusu tesisin üretim gelirinin muhatabının sadece işveren olduğu açıktır. Müteahhit ise maddi zararın giderilmesi ve tamirinden sorumlu taraf olmaktadır. Bu nedenle talep edilse de müteahhitin poliçede sigortalı olarak belirtilmesi anlamlı olmayacaktır.
Aynı şekilde ALOP poliçesinde sigortalı olarak yer alma talebi, projeye kredi sağlayan finans kuruluşları tarafından da yapılmaktadır. İşletme gelirinin kredi borçlarının geri ödenmesi üzerindeki etkisi düşünüldüğünde bu talep mantıklı gibi görünse de, işveren ile aralarında imzaladıkları kredi sözleşmesinde yer alan, finansörün ilgili sigorta ödemelerine hak kazanmasını sağlayan dain-i mürtehin şerhi (loss payee clause) yeterli olmaktadır. Bu nedenle finans şirketlerinin ayrıca sigortalı olarak belirtilmesine de gerek yoktur.

Sigorta Bedeli

Bir işletmenin amacı, sabit ve değişken masrafları karşıladıktan sonra kâr elde etmektir. Sabit masraflar, üretimden bağımsız olarak üretimin artış ya da azalışından etkilenmeyen kredi faizi, kira/lease masrafları, sigorta primleri vb. kalemlerdir. Değişken masraflar ise üretime bağlı olarak değişen hammadde, enerji maliyeti, işçilik ücretleri gibi kalemleri ifade etmektedir. İşletmenin faaliyete geçmesinin gecikmesi durumunda üretim olmayacağı için değişken masraflar da söz konusu olmayacaktır. Bu nedenle değişken masraflar ALOP teminatının konusu değildir. Sigorta edilen meblağ her bir proje için farklılaşabilecek olmakla beraber genellikle beklenen yıllık brüt kâr, diğer bir deyişle net kâr ve sabit masrafların toplamıdır.

Sigorta Süresi

ALOP poliçeleri için sigorta süresi, prensip olarak İnşaat ve Montaj poliçe süreleri ile aynı olup, sahada inşaatın/montajın başlangıç tarihinden, test süresi de dahil olmak üzere geçici kabulün yapılıp işletmenin faaliyete geçtiği tarihe kadar geçen zamandır. Bakım süresi ise, geçici kabulün yapılması ile başlayıp işletme faaliyette iken devam ettiğinden ALOP teminatının dışında kalacaktır. Tazminatın ödenebilmesi için maddi zararın işin başlangıcı ile geçici kabul tarihi arasında gerçekleşmesi gerekmektedir.
Ancak ALOP teminatının ana tetikleyicisi işletmenin faaliyete geçmesindeki gecikmedir. İşletmenin resmi olarak İşverene devri anlamına gelen geçici kabulün (Provisional Acceptance Certificate-PAC) imzalanması, bürokrasi vb. nedenlerle gecikebilmekte ve işletme bu tarihten önce fiilen faaliyete geçebilmektedir. İnşaat/Montaj sigortalarının bitişi ve işletme dönemi sigortaları (CMI, Makine Kırılması, Yangın, Kâr Kaybı vb.) başlangıcı için Geçici Kabul esas teşkil etmekte iken, ALOP teminatı için tek kriter değildir. ALOP teminatının sona ermesi için;
  • Geçici kabulün yapılması,
  • İşverenin işletmeyi devralması,
  • İşletmenin faaliyete alınması,
koşullarının herhangi birinin yerine gelmesi yeterli olmaktadır.
Maddi zararlar için risk, geçici kabul yapılana kadar yüklenicide diğer bir deyişle müteahhitte olacak ve işletme dönemi sigortaları da geçici kabul öncesi hasarları kapsamayacaktır. Bu durumda geçici kabul yapılmadan önce işverenin işletmeyi devralması ya da faaliyete başlaması durumunda ALOP teminatı sona ereceğinden Kâr Kaybı sigortası başlayana kadar oluşabilecek teminat boşluğuna dikkat edilmelidir.

Tazminat Süresi

Tazminat süresi, gecikme olmaksızın, geçici kabulün yapılması gereken tarihten işletmenin tekrar faaliyete geçmesinin öngörüldüğü tarihe kadar geçen süre olup, sigortacının sigortalıyı tazmin etmeyi kabul ettiği maksimum süre ile sınırlıdır.
Birden fazla üniteden oluşan projelerde her bir ünitenin geçici kabul tarihi farklı olabilmekte ve bu üniteler tesisin tamamının bitmesini beklemeden faaliyete geçebilmektedir. Bu durumda ALOP teminatı her bir tesis için ayrı ayrı belirtilen iş programları üzerinden sigorta bedeli için dağılım yapılarak verilmelidir. Ayrıca İnşaat/Montaj poliçelerinde yapılan süre uzatımları, ALOP sigorta süresi üzerinde doğrudan etkili olmamaktadır.
ALOP sigorta süresinin uzaması prim ve muafiyetin değiştirilmesi saklı kalmak kaydıyla sigortacının yazılı onayı ile mümkün olup tazminat süresi bu uzatımlardan etkilenmeyecektir. Projenin faaliyete geçişinin ve/veya geçici kabul tarihinin iş programının gerisine düşmesi durumunda, ALOP sigorta süresinin uzatılması aşağıdaki nedenlerden dolayı önem taşımaktadır.
ALOP sigorta süresi uzatılmaz ise teminat poliçede belirtilen sigorta süresini takip ederek işletmenin fiilen faaliyete alınıp alınmadığına bakılmaksızın mevcut geçici kabul tarihinde sona erecektir. Sigorta süresinin uzatılması halinde ise, işletmenin faaliyete alınması için yeni bir tarih belirlenecek ve ALOP teminatının tetikleneceği tarih bu revize tarih olacaktır. Böylece gecikmeye neden olabilecek maddi zararların gerçekleşebileceği süre uzatılmış olacaktır. Ancak ALOP sigorta süresinin değiştirilmesi, tazminat süresini etkilemeyecektir.
İşin uzamasına rağmen geçici kabul tarihi revize edilmediğinde mevcut tarihten sonra oluşacak maddi zararların (3) neden olduğu gecikmeler teminat dışı kalacaktır.
Ancak sigorta süresi uzatılmamasına rağmen bu sürenin dışında meydana gelen hasar (3), sigorta süresi içinde meydana gelen hasarların (1, 2) tamiri ya da yenilemesi ile doğrudan ilişkili ise teminat kapsamında olacaktır. Bu noktada yeni oluşan hasarın bir önceki hasarla illiyet bağının olup olmadığına bakılmalıdır. Sigortalının uzamalar nedeniyle teminatsız kalmaması, sigortacının ise oluşacak bu teminat boşluklarında gerçekleşecek hasarlarda uyuşmazlık yaşamaması için bu konulara hassasiyet göstermesi gerekmektedir.

Zaman Muafiyeti

ALOP teminatlarında süreye bağlı muafiyet verilmektedir. İşletmenin faaliyette olduğu dönem için yapılan klasik kâr kaybı sigortalarında, hasar olduğu an teminat işlemeye başlar. Ancak ALOP teminatında işletmeye alınış tarihinde bir gecikmenin gerçekleştiği an temel faktör olduğundan, bu tarihe kadar proje imalatı boyunca meydana gelen maddi hasar adedinden bağımsız olarak tek bir gecikme söz konusu olacak ve dolayısıyla tek bir ALOP hasarı meydana gelecektir. Bu nedenle de ALOP teminatında tek bir muafiyet uygulanmaktadır.

Riskin Değerlendirilmesi ve Hasar Yönetimi

ALOP teminatı için riskin değerlendirilmesi, iş programında gecikmeye ve maddi zararlara neden olacak olayların net bir şekilde belirlenebilmesine dayanır. Bu nedenle söz konusu inşaat projesine dair detaylı teknik bilgi edinilmesi, iş programın net ve bütün aşamaları detaylı olarak içerir şekilde eksiksiz hazırlanmış olması ve iyi bir şekilde incelenmesi büyük önem taşır. İş programında belirtilen aşamalardan gecikmeye sebep olabilecek kritik olanlar belirlenmeli ve iş sürecinde iyi bir şekilde takip edilmelidir. İnşaat/Montaj poliçelerinde teminat altına alınan maddi zararların büyük kısmı inşaat işlerinin sonunda test aşamasında ortaya çıkmaktadır.
Bu kritik aşamada yaşanan küçük maddi hasarlar bile uzun gecikmelere neden olabilmekte ve maddi hasar tutarının çok üzerinde ALOP tazminatlarıyla sonuçlanmaktadır. Yine coğrafi konuma bağlı olarak iklim koşulları ve mevsimsel nedenlerle sorun yaşanabilecek ve iş programında gecikmeye neden olabilecek aşamalar da dikkate alınmalıdır.
Fiziki koşullar ve projenin kendisinden kaynaklanan temel riskler dışında göz önünde bulundurulması gereken bir diğer konu da müteahhidin moralitesidir. Daha önce yüklendiği projeler, bu alandaki tecrübe ve referansları iyi değerlendirilmelidir.
Sigortalıdan işin ilerlemesine dair güncel bilgi alınması, iş programının, işin devir tarihinin sürekli güncellenmesi ve gerçekleşen her bir maddi zararda sigortacının bilgilendirilmesi önemlidir. Böylece gerekli önlemler alınarak işin gecikmesinin önüne geçilmesi veya gecikmeden doğacak hasarın azaltılması mümkün olabilmektedir.
ALOP teminatı verilen poliçelerde hasar frekansının düşük olması nedeniyle etkin bir risk değerlendirilmesi yapılmadan verilen teminatlar, sigorta şirketlerinin çok ciddi hasarlarla karşı karşıya kalmasına sebep olmaktadır.
Bununla birlikte, sigortalı ve sigortacı arasında uyuşmazlıkların yoğun olarak yaşandığı ve konuların genelde mahkemeye taşındığı görülmektedir. Bu uyuşmazlıkların çoğu gecikmeye neden olan olayın tespiti konusunda yaşanmakta olup, İnşaat/Montaj poliçesi ile teminat altına alınan maddi bir zarar nedeniyle mi yoksa inşaat sürecini sekteye uğratacak başka bir nedenle mi ortaya çıktığının belirlenmesi zor olmaktadır.
Ayrıca ALOP teminatı yapısı gereği özel bir uzmanlık gerektirmekte ve ülkemizde bu alandaki uzman eksper sayısının azlığı nedeniyle genelde yurt dışından destek alınmaktadır. Bunun yanında hukuki alt yapı eksikliği sonucu mahkemeye taşınan konuların genellikle bilirkişi heyetlerine devredilmesi de söz konusudur. Bu durum hasar süreçlerinin çok uzamasına yol açmaktadır.

Sonuç

Daha önceleri şirketler arasında fiyat bazında devam eden rekabet, artık fiyatın yanında teminatların da genişletilmesi boyutuna ulaşmıştır. Söz konusu teminatın içeriği dikkate alınmadan ve gerekli risk değerlendirmesi yapılmadan verilmesi sigorta şirketlerinin ciddi hasarlarla karşılaşmasına neden olabilmektedir. Sadece pazar payı odaklı bu rekabetten maalesef ALOP teminatı da nasibini almaktadır. Etkin bir sigorta bedeli, tazminat süresi ve muafiyet belirlemesi yapılmadan promosyon olarak gerekli olsa da olmasa da düzenlenen poliçeler bulunmaktadır. Bu şekilde düzenlenen poliçelerde deprem konusu da göz ardı edilmektedir. Deprem teminatı verilen ALOP poliçeleri nedeniyle risk hasarında olmasa da deprem hasarında sektörü ciddi anlamda etkileyecek bir kümülün ortaya çıkması söz konusu olabilecektir. Bu durum ayrıca reasürans programlarında da sıkıntıya yol açmakta ve şirketleri yetersiz reasürans koruması ile karşı karşıya bırakabilmektedir.
Günümüzde büyük ve karmaşık projelerin artışı, özel sektör yatırımları, kullanılan yeni teknolojiler ve sigortalıların bilinçlenmesi gibi nedenlerle bu teminata olan talep her geçen gün artmaktadır.
Ancak karmaşık yapısı göz önünde bulundurulduğunda, şu an prim hacmi iyi olsa da aşırı rekabetçi fiyatlar ve yetersiz risk değerlendirmeleri nedeniyle ALOP teminatının gelecekte sektöre sorun yaratma ihtimali mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
Asude TEMELLİ Millî Reasürans T.A.Ş.

PAYLAŞ

AT

Asude Temelli

Millî Reasürans uzman yazarı. Reasürans, risk yönetimi ve sektör trendleri hakkında içgörüler paylaşıyor.