Lloyd’s tarafından 2015 yılında yayımlanan “2015-2025 Şehir Risk Endeksi”, insan kaynaklı ve doğal 31 afetin, Riske Maruz Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla (GSYH) üzerindeki potansiyel etkisini ölçümlemektedir. Söz konusu 31 afetin kayda değer kayba sebebiyet veren 18’ine ilişkin sonuçlar paylaşılmaktadır.
Cambridge Üniversitesi’nin çalışmalarına dayanılarak geliştirilen bu risk endeksinde, toplumun genelden bireye farklı öğelerinin sistemik ve katastrofik risklere ne ölçüde maruz olduklarının yanı sıra, risklerin azaltılması ve bu risklere karşı direnç geliştirilmesi için alınacak önlemlere de değinilmektedir.
Risklerin tanımlanması, modellenmesi ve etkilerinin ölçülmesini takiben; yapıların kalitesinin ve sigortalılık oranının artırılmasına yönelik önlemler alınmasının, söz konusu risklerin etkilerinin sınırlandırılması konusunda yardımcı olacağı belirtilmektedir.
A. Katastrofik Olayların Global Ölçekli Etkisi
Ekonomik güç dengesinin Kuzey Amerika ve Batı Avrupa gibi gelişmiş piyasalardan; Asya, Latin Amerika ve Afrika gibi gelişmekte olan piyasalara kaymakta olduğu bugünlerde, küreselleşmenin arttığını ve ülkeler arası ilişkilerin her zamankinden yoğun hale geldiğini söylemek yanlış olmaz.
Bilgi teknolojilerindeki gelişmelerin tahmin edilenden çok daha hızlı ilerlemesi nedeniyle küreselleşme, birçok açıdan herkesi bir araya getirmektedir. Şehirlerin nüfusunun neredeyse dünyada tüm zamanların en üst seviyesinde olduğu gerçeği de dikkate alındığında, bu etkenlerin ekonomik büyüme üzerinde kilit rol oynadıkları görülmektedir.
Yine bu etkenler, kentlerdeki ekonomik varlıkların giderek yoğunlaşmasına sebep olduğundan, ekonomileri hem ulusal hem de küresel ölçekte, doğal ve insan kaynaklı afetlere daha duyarlı hale getirmektedir.
Çalışmaya temel teşkil eden GSYH tutarlarına ve bu tutarlara ilişkin temel oranlara aşağıda yer verilmektedir:
- Toplam GSYH 2015-2025 (Tüm Şehirler): 372,56 trilyon ABD Doları
- Toplam Riske Maruz GSYH (Tüm Şehirler): 4,56 trilyon ABD Doları
- Toplam Riske Maruz GSYH içinde gelişmekte olan şehirlerin oranı: %71,47
- Toplam Riske Maruz GSYH içinde endeksteki ilk 20 şehrin oranı: %35,20
a. Veri ve Bulgular
Çalışmaya konu 301 şehir, Birleşmiş Milletler’in coğrafi sınıflandırması dikkate alınarak 10 gruba ayrılmaktadır. G8 ülkelerinin — ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada ve Rusya — haricinde kalan tüm ülkeler, gelişmekte olan ekonomiler arasında değerlendirilmektedir.
Çalışmaya konu olan şehirler, nüfusları 250.000’in üzerinde olan 5.000 şehir arasından seçilmiş olup, bu şehirlerin Gayrisafi Küresel Hâsıla içinde önemli yere sahip olmasına dikkat edilmiştir. Çalışmada nüfusu 3 milyonun üzerindeki tüm şehirler, dünyanın en büyük 50 ekonomisinin şehirleri ve dünya başkentlerinin yarısı yer almaktadır.
Görece gelişmiş ekonomiler şehir adetleri olarak daha fazla temsil edilmektedir. Çalışmaya konu olan şehirlerin Gayri Safi Küresel Hâsıla’ya 2015 yıl sonu itibarıyla katkısının %50 civarında olacağı tahmin edilmektedir.
Değerlendirmeye konu olan 31 riskten 10’u, Toplam Riske Maruz GSYH’nin — 4,56 trilyon ABD Doları — %91’ini oluşturmaktadır.
Bu 31 riskin ilk 18’inin Riske Maruz GSYH cinsinden yaratabileceği kayıp aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
Tablo 1: Riskler ve Riske Maruz GSYH
| Riskler | Milyar ABD Doları |
|---|---|
| 1. Ekonomik Kriz | 1.050,00 |
| 2. Salgın Hastalık (İnsan) | 591,81 |
| 3. Fırtına | 586,54 |
| 4. Deprem | 464,75 |
| 5. Sel | 432,01 |
| 6. Petrol Fiyatı Şoku | 414,14 |
| 7. Siber Saldırı | 294,15 |
| 8. Ülke Temerrüdü | 179,96 |
| 9. Terörizm | 98,20 |
| 10. Kuraklık | 89,39 |
| 11. Enerji Kesintisi | 80,20 |
| 12. Yanardağ Patlaması | 89,16 |
| 13. Salgın Hastalık (Bitki) | 74,64 |
| 14. Solar Fırtına | 64,95 |
| 15. Don | 26,30 |
| 16. Sıcaklık Dalgası | 15,01 |
| 17. Nükleer Kaza | 11,19 |
| 18. Tsunami | 9,05 |
Tablo 1’de verilen ekonomik kayıp tutarlarına ilişkin çarpıcı bulgular şöyledir:
- Toplam Riske Maruz GSYH’nin neredeyse yarısı — %46’sı — ekonomik kriz, siber saldırı, enerji kesintisi ve nükleer kaza gibi riskleri içinde barındıran insan kaynaklı risklerden oluşmaktadır.
- Taipei, Tokyo, Seul, New York, Hong Kong, Şangay ve Londra gibi ekonomik varlık değeri yüksek şehirler, doğal afetlerden kaynaklanabilecek risklere en çok duyarlılık gösteren merkezlerdir.
- Küreselleşme ve teknolojiye bağımlılığın bir sonucu olarak Toplam Riske Maruz GSYH’nin %20’sinden fazlası; siber saldırı, salgın hastalık, bitkisel salgın hastalık ve solar fırtına gibi yeni ortaya çıkan risklerden kaynaklanmaktadır.
- Global ölçekte en yüksek kayıp tutarını, tüm şehirlerin %25’ini etkileyeceği öngörülen ekonomik kriz temsil etmektedir.
- Ekonomik kriz, petrol fiyatlarındaki ani değişiklikler ve siber saldırı riskleri nedeniyle ortaya çıkacak kaybın toplamı, New York ve Paris’in Toplam Riske Maruz GSYH’sinin %60’ını temsil etmektedir.
b. Sigortacılık Çözümleri
Doğal afetlerin sosyoekonomik etkilerini sınırlandırmanın; güçlü ve dayanıklı altyapı ve şehirleşme ile mümkün kılınabileceği düşünülmektedir. Bu hususta kuşkusuz sigortacılık da etkin bir rol oynamaktadır.
Bir ülkede sigortacılık faaliyetlerinin gelişip yaygınlaşması, devlet ve vergi mükelleflerinin üzerindeki mali yükü hafifletecektir. Sigortacılık faaliyetlerinin bu bağlamda sayısal etkisi değerlendirildiğinde, sigortalılık oranında %1 artış kaydedilmesi:
- Sigortasız hasarlarda %13 oranında düşüşe,
- Vergi mükelleflerinin üzerindeki yükün %22 oranında azalmasına,
- GSYH’de %2 oranında bir artışa
neden olmaktadır. Böylelikle yaratılan olumlu etki, ekonomik sürdürülebilirliğin sağlanmasına yardımcı olmaktadır.
B. Riske Maruz Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla
Deprem, salgın hastalık veya ekonomik kriz gibi bir afet, o şehrin ekonomik üretimini azaltmaktadır. Ekonomik kayıp zamanla telafi edilse dahi, düzelme süreci yıllar alabilmektedir.
Şehrin üretmekte olduğu ekonomik değere bağlı olarak, herhangi bir afet sonrasında ortaya çıkacağı tahmin edilen değer kaybı Riske Maruz GSYH olarak adlandırılmaktadır. Büyük afetler nedeniyle ortaya çıkan ekonomik kayıpların telafisi uzun yıllar alacağından, söz konusu endeks herhangi bir afeti takip eden beş yılı da dikkate alarak, ilgili afet ve şehre ilişkin Riske Maruz GSYH hesaplamaktadır.
Günümüz koşullarında büyük şehirler birçok risk ile karşı karşıyadır. Endeks, önceden belirlenmiş 18 farklı riskin 2015-2025 yılları arasında, farklı şiddette yaratacağı etkiye yönelik tahminde bulunmaktadır.
Afetlerin ekonomik etkisini yansıtan sayısal şiddet seviyeleri “küçük”, “orta” ve “büyük” ölçekli olacak şekilde basitleştirilmiştir. Bu afetlerin gerçekleşme ihtimali; konum, ekonomik değer ve risk özelliklerine göre şehirden şehire değişiklik göstermektedir.
Ancak bu afetlerin tümü, doğaları gereği gerçekleşme ihtimali görece düşük, diğer bir ifadeyle düşük frekanslı olaylar olduğu için; herhangi bir şehrin 10 yıl içinde bu afetlerin herhangi birinden etkilenme ihtimali ancak %1 ila %2 civarındadır.
Riske Maruz GSYH, gerçekleşmesi muhtemel her bir olay ve bu olayın şehre etkisi üzerinden belirlenmektedir. Beklenen kayıp, ilgili olayın gerçekleşme ihtimali ile ortaya çıkaracağı ekonomik kaybın bileşkesi olarak hesaplanmaktadır.
Örneğin, 2015-2025 yılları arasında New York’ta büyük bir salgın hastalık görülme ihtimali %10, bu salgın nedeniyle oluşacak ekonomik kayıp 50 milyar ABD Doları, beklenen sigortalı hasar tutarı ise 5 milyar ABD Doları olarak tahmin edilmektedir.
Risk senaryolarının tümünün 2015-2025 döneminde yer alan her bir yılda gerçekleşmesi nedeniyle uğranılacak ekonomik kayıpların şehir bazında toplamı, söz konusu tüm riskler için o şehrin toplam Riske Maruz GSYH’sini temsil etmektedir.
Riske Maruz GSYH, ilgili şehrin maruz kalacağı tüm risklerin gerçekleşmesi nedeniyle karşılaşacağı ekonomik kaybın, her bir riskin gerçekleşme ihtimaline göre ağırlıklandırılması suretiyle hesaplanmaktadır.
Riske Maruz GSYH değerleri, endekste yer alan her bir afet ve şehir için ayrı ayrı gösterilmektedir. Bu değerler, şehrin 2015-2025 dönemi için tahmin edilen yıllık ortalama GSYH’sine oranlanarak her bir şehir için bir risk endeksi oluşturulmaktadır.
Bu çerçevede yürütülen çalışma sonucunda, en yüksek Riske Maruz GSYH’yi oluşturan başlıca riskler sırasıyla: Ekonomik kriz, Salgın hastalık, Fırtına olarak tespit edilmektedir.
a. Ekonomik Kriz
Çalışmada yer verilen endekse konu 18 riskin tamamı dikkate alındığında, yıllık ortalama GSYH’nin %45,24’ünü kaybetmek suretiyle endekste en fazla kayba uğrayacağı belirlenen Tayvan’ın başkenti Taipei, Riske Maruz GSYH sıralamasında ekonomik kriz açısından 3’üncü sırada bulunmaktadır.
Tayvan’ın küçük ancak açık ekonomisinde refah büyük ölçüde ticari faaliyetlere dayanmaktadır. Tayvan’da GSYH’nin %73’ünü ihracat oluştururken, Japonya ve Güney Kore gibi diğer Asya ülkelerine nazaran daha yüksek bir oranla, toplam ihracatın %40’lık bölümü yüksek teknoloji ürünlerinden oluşmaktadır. Bu durum, Taipei’nin ekonomik krize karşı duyarlılığını artırmaktadır.
Diğer taraftan Kuveyt ve Riyad gibi ekonomileri petrol ticaretine bağlı olan şehirler, oransal olarak en çok ekonomik kriz sebebiyle GSYH kaybı yaşamaktadırlar.
Tablo 2: Riske Maruz GSYH Riski — Ekonomik Kriz
| Şehir | Ekonomik Kriz Kaynaklı Riske Maruz GSYH | Ekonomik Krize İlişkin Riske Maruz GSYH / Riske Maruz GSYH | Toplam Riske Maruz GSYH | Toplam Riske Maruz GSYH / Yıllık Ortalama GSYH | Yıllık Ortalama GSYH | Risk Seviyesi |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Taipei | 28,58 | %15,77 | 181,20 | %45,24 | 400,54 | Yüksek |
| New York | 25,14 | %27,82 | 90,36 | %8,37 | 1.080,00 | Düşük |
| Tokyo | 22,90 | %14,94 | 153,28 | %10,43 | 1.470,00 | Düşük |
| Kuveyt | 22,78 | %59,00 | 38,61 | %11,45 | 337,29 | Yüksek |
| Riyad | 21,17 | %64,86 | 32,64 | %10,59 | 308,36 | Yüksek |
b. Salgın Hastalık
Hong Kong, salgın hastalık ve buna ek olarak bitki salgın hastalık riskleri açısından en yüksek ekonomik değer kaybı yaratan şehir olduğundan, yeni ortaya çıkan riskler açısından da en yüksek ikinci kaybı yaratan şehir olarak karşımıza çıkmaktadır.
Moskova; Şangay ve Hong Kong’a kıyasla daha az salgın hastalık riskine maruz olmasına ve sağlık sisteminin bu iki şehre oranla daha gelişmiş durumda olmasına rağmen, ekonomik büyüklüğü nedeniyle en yüksek ikinci kayıp tutarını üretmektedir.
Şüphesiz, yukarıdaki kayıp tutarlarının oluşmasında salgın hastalık riskine maruz bulunma, sağlık sisteminin gelişmişliği gibi değişkenlerin yanı sıra şehirlerin nüfus yoğunlukları ve dolayısıyla salgının yayılma hızı da önemli bir rol oynamaktadır.
Tablo 3: Riske Maruz GSYH Riski — Salgın Hastalık
| Şehir | Salgın Hastalık Kaynaklı Riske Maruz GSYH | Salgın Hastalığa İlişkin Riske Maruz GSYH / Riske Maruz GSYH | Toplam Riske Maruz GSYH | Toplam Riske Maruz GSYH / Yıllık Ortalama GSYH | Yıllık Ortalama GSYH | Risk Seviyesi |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Hong Kong | 18,96 | %25,45 | 74,51 | %11,87 | 627,46 | Yüksek |
| Moskova | 14,51 | %26,02 | 55,77 | %7,20 | 774,85 | Kısmi |
| Şangay | 14,50 | %18,54 | 78,21 | %16,55 | 472,62 | Yüksek |
| Sao Paulo | 12,67 | %20,13 | 62,95 | %9,76 | 644,78 | Kısmen Yüksek |
| Tokyo | 12,31 | %8,03 | 153,28 | %10,43 | 1.470,00 | Kısmen Yüksek |
c. Fırtına
Fırtına riski, tropik ve ılıman iklimlere ilişkin iki ayrı risk türünün birleştirilmesi ile oluşturulmaktadır. Tablo 4’te görüleceği gibi fırtına riski açısından en yüksek kayıp tutarı gözlenen şehirlerin tümü Kuzey Pasifik Tayfunu riskine maruz bölgelerdir.
Tablo 4: Riske Maruz GSYH Riski — Fırtına
| Şehir | Fırtına Kaynaklı Riske Maruz GSYH | Fırtınaya İlişkin Riske Maruz GSYH / Riske Maruz GSYH | Toplam Riske Maruz GSYH | Toplam Riske Maruz GSYH / Yıllık Ortalama GSYH | Yıllık Ortalama GSYH | Risk Seviyesi |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Taipei | 81,14 | %44,78 | 181,20 | %45,24 | 400,54 | Çok Yüksek |
| New York | 60,66 | %60,01 | 101,09 | %50,27 | 201,08 | Çok Yüksek |
| Tokyo | 44,68 | %43,17 | 103,50 | %15,77 | 656,48 | Kısmen Yüksek |
| Kuveyt | 29,06 | %18,96 | 153,28 | %10,43 | 1.470,00 | Yüksek |
| Riyad | 28,93 | %66,38 | 43,58 | %32,02 | 136,11 | Yüksek |
d. Terör
Terör riski, veriler ve bulgular bölümünde yer verilen tablodan da görüleceği üzere, Riske Maruz GSYH sıralamasında 8’inci sırada yer almaktadır.
Gerek gelişmekte olan gerek gelişmiş ülkeler açısından her geçen gün daha büyük bir tehdit oluşturmaya başlayan terör riski açısından Lloyd’s Şehir Risk Endeksi sonuçları detaylı bir şekilde değerlendirildiğinde, G8 ülkelerinden yalnızca Rusya’nın Moskova kentinin 3’üncü sırada yer aldığı; bununla birlikte başka hiçbir gelişmiş ülke şehrinin ilk 20’de yer almadığı dikkat çekmektedir.
Terör riskine maruz kayıp tutarları açısından İstanbul, 2,05 milyar ABD Doları ile 13’üncü; İzmir ise 1,98 milyar ABD Doları ile 14’üncü sırada yer almaktadır.
C. Endeksteki Türkiye Şehirlerinin İncelenmesi
Yukarıda sözü geçen riskler açısından Türkiye’deki herhangi bir şehir listede yer alabilecek büyüklükte kayıp tutarı üretmemekle birlikte, İstanbul endekse konu olan 18 adet risk üzerinden hesaplanan toplam Riske Maruz GSYH sıralamasında yedinci sırada yer almaktadır.
İstanbul’un üst sıralarda yer almasının temel nedeni, olası İstanbul Depremi’nin deprem endeksi sıralamasında en yüksek 3’üncü kayıp tutarını oluşturmasıdır.
Endekste Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Gaziantep, İstanbul, İzmir ve Konya şehirlerinin ekonomik kayıp analizlerine yer verilmektedir. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nin 2015 verilerine bakıldığında, Türkiye nüfusunun %45’ini temsil eden en kalabalık sekiz şehrin analize dahil edildiği görülmektedir.
Gerek nüfus gerekse ekonomik büyüklük açısından ilk üç şehrin sonuçları incelenmiş olup, söz konusu çalışma sonucunda saptanan bulgulara aşağıda yer verilmiştir.
İstanbul
2015-2025 yılları arasındaki dönem itibarıyla:
- Yıllık ortalama büyüme oranı: %6,46
- Yıllık ortalama GSYH: 492,51 milyar ABD Doları
- Toplam Riske Maruz GSYH: 82,50 milyar ABD Doları
- Toplam Riske Maruz GSYH’nin Yıllık Ortalama GSYH’deki oranı: %16,75
Daha önce de söz edildiği gibi İstanbul, endeks sıralamasında deprem riski açısından üçüncü sırada yer almakta ve bu risk, şehrin 2015-2025 yılları için ortalama GSYH’si olarak kabul edilen 492,51 milyar ABD Dolarının %6,1’inin kaybına sebebiyet vermektedir.
Böylelikle, Deprem Riskine Maruz GSYH 30,04 milyar ABD Doları seviyesinde tahmin edilmekte ve bu kayıp tutarı Toplam Riske Maruz GSYH’nin %36,41’ini temsil etmektedir.
Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer alan İstanbul, geçtiğimiz 2000 yılda 120 adet deprem yaşamıştır. Tıpkı San Francisco ve Tokyo depremlerine ilişkin beklentilerde olduğu gibi, şehrin önümüzdeki 30 yıl içerisinde 7 veya daha yüksek büyüklükte depreme maruz kalma olasılığı %65 oranında tahmin edilmektedir.
Çalışmanın sonucunda ortaya çıkan diğer bir sonuç ise Türkiye’deki şehirlerin ekonomik kriz senaryosuna kıyasla ülke temerrüt riskine daha duyarlı olmasıdır.
İstanbul için bu iki risk türü incelendiğinde, Toplam Riske Maruz GSYH tutarının %10,34’ü ekonomik krizden, %13,09’u ise ülke temerrüt riskinden kaynaklanmaktadır.
Terör riskine maruz kayıp tutarları açısından İstanbul, 2,05 milyar ABD Doları ile 301 şehir içinde 13’üncü sırada yer almaktadır.
Ankara
2015-2025 yılları arasındaki dönem itibarıyla:
- Yıllık ortalama büyüme oranı: %6,61
- Yıllık ortalama GSYH: 167,41 milyar ABD Doları
- Toplam Riske Maruz GSYH: 21,22 milyar ABD Doları
- Toplam Riske Maruz GSYH’nin Yıllık Ortalama GSYH’deki oranı: %12,68
Şehrin maruz kaldığı ilk beş risk açısından değerlendirme yapıldığında; ikinci sırada yer alan sel ve beşinci sırada yer alan salgın hastalık riskleri haricinde doğal afet riskine maruz olmadığı dikkat çekmektedir.
Bu sebepten şehrin Riske Maruz GSYH tutarının %55,08’ini insan kaynaklı afetler oluşturmaktadır. 2015-2025 yılları için ortalama GSYH’si 167,41 milyar ABD Doları olan Ankara’nın en yüksek kayıp tutarları incelendiğinde:
Ülke temerrüt riskinin 3,68 milyar ABD Doları, selin 3,66 milyar ABD Doları, petrol fiyat şokunun ise 3,24 milyar ABD Doları kayba sebebiyet vereceği tahmin edilmektedir.
Daha çok su baskını riskiyle karşı karşıya olan Ankara’nın, fay hatlarıyla çevrelenmiş bir coğrafyada bulunmasına rağmen toplam Riske Maruz GSYH’sinin yalnızca %10,82’sini deprem riski dolayısıyla kaybedeceği tahmin edilmektedir.
İzmir
2015-2025 yılları arasındaki dönem itibarıyla:
- Yıllık ortalama büyüme oranı: %6,67
- Yıllık ortalama GSYH: 132,23 milyar ABD Doları
- Toplam Riske Maruz GSYH: 29,90 milyar ABD Doları
- Toplam Riske Maruz GSYH’nin Yıllık Ortalama GSYH’deki oranı: %22,61
İzmir’in toplam Riske Maruz GSYH’sinin %48,07’si olan 14,37 milyar ABD Doları’nın deprem riskinden kaynaklandığı görülmektedir. Bu tutar her ne kadar İstanbul’da oluşabilecek deprem sebepli kaybın yarısı seviyesinde olsa da, şehrin ekonomik üretimi içerisinde çok daha dramatik bir etkiye sebep olmaktadır.
Bu sebepten diğer her bir riskin toplam kayıp tutarı içerisindeki oranı %10’un altında hesaplanmakta olup, kayıp tutarı açısından depremi sırasıyla: Ülke temerrüt riski, petrol fiyat şoku, salgın hastalık, ekonomik kriz riskleri takip etmektedir. Terör riskine maruz kayıp tutarları açısından İzmir, 1,98 milyar ABD Doları ile 301 şehir içinde 14’üncü sırada yer almaktadır.