1. Giriş
Her yıl Ocak ayında yayımlanan ve dünyayı bekleyen en önemli riskler hakkında küresel uzmanların ve karar alıcıların görüşlerini yansıtan Dünya Ekonomik Forumu Küresel Riskler Raporu'nun 2019 yılı incelemesinde, dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük tehlikelerin ilk sırasında iklim değişikliği ve bu değişikliğe adaptasyonunda başarısızlık, ikinci sırada olağan dışı hava olayları, üçüncü sırada da doğal afetler yer almış; ülkelerin, işletmelerin ve bireylerin olası afetlere ve krizlere karşı dayanıklılıklarının artırılması Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Dünya Sağlık Örgütü gibi küresel ölçekli tüm oluşumların 2019 yılında da en önemli gündem maddesi olmuştur.
Küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği sonucu meydana gelen meteorolojik doğal afetler ve kaynağını doğrudan yer kabuğundan ya da yerin derinliklerinden alan deprem, heyelan, yanardağ patlaması gibi jeolojik doğal afetler önemli can ve mal kaybına neden olmakta; üretim, ulaşım, sağlık, tarım, hayvancılık, finans gibi birçok sektörü etkilemektedir. Geçmiş trendler ve geleceğe dönük projeksiyonlar, bu riskler arasındaki artan ilerleme hızı ve bağlantıyı işaret etmekte, bu eğilim de küresel ekonomiler üzerindeki baskıların daha da şiddetlenmesine neden olmaktadır. Ayrıca, birbirlerini tetikleyerek küresel pazarları, tedarik zincirlerini ve ticari faaliyetleri etkileyen doğal afetlerin, iklim değişikliğinin ve gelişen dünyanın yeni risklerinin, sadece geleneksel risk transfer yöntemleri kullanılarak yönetilmesi de artık imkânsız görülmekte; afetleri önleyici tedbirler alınmasının yanı sıra risk anlayışını değiştirme, sigorta penetrasyonunu artırma, parametrik sigorta gibi yeni ürünler geliştirme çabaları da hızlanmaktadır.
Gelişmiş ülkelerde doğal afetlerin sebep olduğu ekonomik kayıpların önemli bir bölümü sigorta endüstrisi tarafından karşılanmakta; ayrıca sigorta penetrasyonunun oldukça yaygın olduğu ülkelerde sigorta sektörü, sigortalı, kamu, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve özel sektör ile işbirliği içerisinde doğal afet hasarlarının önlenmesi, azaltılması ve toplumun bilinçlendirilmesi noktasında da faaliyet göstermektedir.
Yaklaşık 20 yıllık geçmişi olan ve zaman zaman endekse dayalı sigorta olarak da adlandırılan parametrik sigorta, geleneksel mal sigortalarından farklı olarak temel hasarı (pure loss) tazmin etmeyen, ancak belli bir büyüklükteki deprem veya belirli bir şiddete ulaşan kasırga gibi nesnel tetikleyici olayların meydana gelmesi üzerine önceden belirlenmiş tutarı ödeyen bir sigorta türüdür ve bu nedenle küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine bağlı hava risklerinin giderek daha karmaşık ve öngörülemez bir hale gelmesi, kuruluşların ilave alternatif risk transferi seçenekleri aramaları ve yenilikçi ürünlere olan talebin artmasıyla ivme kazanmıştır.
2. Parametrik Sigorta Nedir?
Parametrik sigorta, düşük olasılıklı ancak yüksek maliyetli riskler için geliştirilen ve genelde doğal afetlerin yol açabileceği hasarlara karşı tercih edilen, maddi kayıp olmasa bile poliçede belirtilen parametrelerin gerçekleşmesi sonucunda ödeme yapan bir sigorta ürünüdür. Yaygın olarak kullanıldığı ülkelerde, poliçe düzenleme ve hasar ödeme adımlarının hızlı ve teknik çalışma gerektirmeyen süreçlerle yürütülmesi açısından özellikle tercih edilmekte, kullanım alanı gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır.
Örneğin, 7.0-8.0 richter aralığındaki bir deprem için 2 milyon ABD Doları, 8.0 richter üstü bir deprem için 3 milyon ABD Doları tazminat ödemesi ile düzenlenmiş bir parametrik sigorta poliçesi sonrasında sigortalı sınai tesisin bulunduğu bölgede gerçekleşen 7.6 büyüklüğündeki bir deprem, tesiste 100 bin ABD Dolarlık bir hasara yol açmış olsa bile poliçede belirtilen parametre gerçekleştiği için sigorta şirketi tarafından herhangi bir keşif ve hasar tespiti yapılmadan, belirlenen zaman sınırı içerisinde 2 milyon ABD Doları ödenir. Bu noktada parametrik sigortanın çalışma prensibi, sigortalı tesiste deprem nedeniyle fiziksel bir hasar oluşmasa bile tesisin bulunduğu bölgede gerçekleşen yüksek şiddetteki depremin tesiste yaratacağı finansal kayıpların karşılanmasıdır.
Tarımsal ürün taşımacılığı yapan bir lojistik firması, olumsuz hava şartları dolayısıyla meydana gelecek bir rekolte kaybı nedeniyle faaliyetlerinde yaşanacak daralma riskini bertaraf etmek için alacağı parametrik sigorta ürünü ile tarımsal üretimde kuraklık kaynaklı düşüş sonrasında yaşayacağı finansal zararı telafi etme imkânına kavuşmaktadır. Parametrik sigortanın herhangi bir fiziki hasar olmasa bile bir meblağ sigortası gibi tazminat ödenmesi yapmasının arkasındaki mantık sigortalının finansal kayıplarının karşılanmasıdır.
Parametrik sigorta küresel finansal piyasalarda, özellikle enerji, altyapı ve konaklama sektörlerinde, hava olaylarına bağlı risklerin sigortalanmadığı veya çok düşük teminatlarla sigortalandığı durumlarda başarılı şekilde uygulama alanı bulan bir üründür.
Gelişen teknoloji ile birlikte meteoroloji istasyonları ve uyduların, hava durumu ile ilgili parametreleri daha doğru tahmin etmeleri risk modellemelerinde iyileşme sağlamış; kapsamlı veriler ve ayrıntılı modeller, parametrik sigortanın piyasada gün geçtikçe daha verimli, uygun fiyatlı ve uygulanabilir bir seçenek olmasını sağlamıştır.
Parametrik sigorta, iklimle ilgili hava felaketlerinin ötesinde çeşitli riskler için de kullanılmaktadır. Büyük veri analizlerinde, bilgisayar işlem gücü ve modelleme süreçlerindeki gelişmeler, siber suçlar, veri ihlali ve hatta itibar kaybı gibi diğer risklere karşı giderek artan miktarda "ihtiyaca özel" (tailor-made) parametrik sigorta ürünü sunulmasına imkân tanımıştır. Örneğin, gecikmeli uçuşlar için önceden belirlenmiş gecikme ölçeğine göre ödeme yapan karma (hibrit) seyahat sigortası ürünleri yaygın olarak kullanılmaktadır.
Parametrik sigorta, temelde belirlenen bir endeks ile hasar sonrasında soru sorulmadan, uzun süreli hasar soruşturmalarına mahal vermeden, dolayısıyla hasar tutarına ilişkin anlaşmazlıklar yaşanmadan ödeme yapılmasına olanak sağladığı için sigortacılar açısından da daha etkin bir sigorta dağıtım yöntemi olarak görülmektedir. Sigortacılar, veriye erişimin bireylerin sigorta satın alma alışkanlıklarını ve şeklini değiştirme yanında yeni sigorta ürünlerini de mümkün kıldığını; parametrik sigortanın da bu gelişmelerin etkisiyle önümüzdeki yıllarda daha fazla gelişeceğini düşünmektedirler.
3. Parametrik Sigorta Nasıl Çalışır?
Parametrik sigorta, sigorta ve reasürans şirketleri tarafından sağlanan, sigortalılara geleneksel yollardan farklı olarak finansman veya risk transferi çözümü sunan alternatif bir üründür. Çözümler, ölçülebilir bir endeks etrafında şekillenir ve fiziksel hasara ihtiyaç duymaksızın önceden tanımlanmış tetikleyicilere (triggers) veya ödeme mekanizmalarına dayanır.
Parametrik sigorta, sigortaya konu bedelin tamamını tazmin edebilmek amacıyla tasarlanmamış; mevcutta geleneksel sigorta teminatına sahip riskler için bir ön ödeme seçeneği veya uygulamada geleneksel sigorta ile teminat altına alınamayan riskler için alternatif/hızlı bir teminat kaynağı olarak geliştirilmiştir. Sigortalıların geleneksel sigorta poliçeleri ile birlikte ihtiyatlılık adına parametrik sigorta çözümlerini de kullanmalarının önünde bir engel bulunmamaktadır.
Parametrik bir çözüm aşağıdaki unsurlardan oluşmaktadır:
- Tetikleyici olay
Parametrik sigorta, sigortanın belli risklerine ilişkin nesnel bir parametre veya endeksle ölçülen, önceden tanımlanmış tetikleyici olaylar meydana geldiğinde/eşik değerler aşıldığında devreye girmektedir. Uygulamada bu parametre veya endekslerin depremde "şiddet", tropikal tayfunda "rüzgar hızı" veya selde "yağış miktarı"na göre oluşturulduğu görülmektedir. Doğal afetler ve hava durumu olayları en belirgin tetikleyiciler olarak kullanılmakla birlikte, birçok başka tetikleyici de belirlenebilmektedir.
Bir tetikleyici olayın sigortalanabilir olması için ilgili riskin modellenebilmesi temel kriterdir.
- Ödeme mekanizması
Söz konusu hasarın yol açtığı gerçek kayıp tutarına bakılmaksızın, parametre veya endeks eşiğine ulaşıldığında veya bu eşik aşıldığında önceden belirlenmiş olan tutar sigortalıya ödenir. Örneğin, belirli bir coğrafi bölgede 7.0 büyüklüğünde bir deprem meydana gelirse 10 milyon ABD Doları, belirli bir alanda 5'inci kategori tropik bir tayfun meydana gelirse 30 milyon ABD Doları veya belirli bir eşiğin üzerindeki her milimetre yağış için 50 bin ABD Doları gibi.
Uygun bir parametre veya endeks, belirli bir riske ve nihayetinde sigortalı için finansal bir zarara bağlı olan herhangi bir objektif ölçüdür. Bu bir "senaryo" ile ilgili "ölçülebilir bir endeks"tir. Örneğin, bir inşaat projesini geciktirecek bir yağış veya bir şirketin maddi varlıklarına zarar verecek bir deprem gibi.
Eşik, genellikle sigortalının kendi iş süreklilik planı ve risk toleransı ile paralel olacak şekilde belirlenir. Örneğin, sigortalı, halihazırda almış olduğu önlemlere rağmen 7.0 büyüklüğündeki bir depremin işletmesinde meydana getireceği uzun süreli olumsuz etkileri bertaraf edebilmek amacıyla alternatif risk transferi çözümlerine ihtiyaç duyabilir. Bu eşik seviyelerine ulaşılma/aşılma olasılığına göre prim tutarları belirlenir.
Parametrik bir çözüm için temel alınacak parametre veya endeksin objektif, yani bağımsız olarak doğrulanabilir, şeffaf ve tutarlı olması gerekmektedir. Genelde hızlı ve etkin bir şekilde ölçülebilen ve raporlanabilen endeksler kullanılması suretiyle, sigorta ettirenin endeksi ve raporlamayı etkilemesinin önüne geçilebilmekte ve moral risk asgariye indirilebilmektedir. Bu nedenle parametrik sigortada hava olayları ve diğer "mücbir sebep" endeksleri özellikle kullanılmaktadır. Uluslararası piyasalarda sık kullanılan parametre veya endeksler aşağıda verilmiştir:
- Singapur Ulusal Çevre Ajansı (NEA) Çevre Kirletici Madde Standart Endeksi (PSI)
- Hong Kong Gözlemevi (HKO) kasırga uyarı sinyalleri
- Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA) sismik yoğunluk ölçümleri
- ABD Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS) deprem büyüklüğü
- Avustralya Meteoroloji Bürosu (BoM) tropikal tayfun kategorisi
4. Parametrik Sigortanın Geleneksel Sigortadan Farkı
Parametrik sigorta, geleneksel sigortanın yerini almayı değil, geleneksel sigorta ürünlerine yeni bir hareket getirmeyi, onları tamamlamayı ve tazminat sürecini hızlandırmayı amaçlamaktadır. Parametrik sigorta ürünleri hem bir kasırganın neden olduğu iş durması gibi spesifik afet kayıplarını hem de azalan kar yağışının etkilerini gibi frekans kayıplarını kapsayacak şekilde tasarlanabilmektedir. Bu çerçevede, en uygun risk transferi çözümüne ulaşmak için, geleneksel sigorta politikalarının kombinasyonunun parametrik çözümlerle birlikte nasıl çalışabileceğini tasarlamak önemlidir.
Geleneksel sigorta piyasalarında kapasite sıkıntısı yaşanması veya risk iştahında azalma gibi durumlarda parametrik sigorta ürünleri, farklı çözümlerle, özellikle sigortalanmamış risklerde veya iş durması zararının, hasarın doğrudan maliyetinden daha yüksek olduğu risklerde sigorta teminatı sağlamakta; ayrıca sigortalı riskin teminatta yer alan bir olay nedeniyle doğrudan zararını tazmin eden geleneksel sigorta ürünleriyle teminat altına alınması mümkün olmayan risklere ait zararların giderilmesi için bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Parametrik sigorta ürünleri, sigortalıların kontrol edemediği durumlarda -örneğin beklenmeyen iş durması, elektrik kesintisi, rüzgar azlığı, istisna tutulan haller, düşük kapasite, piyasadaki ekonomik durgunluk gibi- geleneksel sigortaya ilişkin teminat boşluklarını doldurabilirler; ayrıca geleneksel sigortanın hasar sorgulama sürecinin tüm karmaşıklığını ortadan kaldırmak suretiyle sigortacılığın kalıplarının dışına çıkmasını sağlayarak sigortalılara hızlı nakit akışı sağlama konusunda güven verirler.
Geleneksel sigorta ve parametrik sigorta arasındaki ödeme tetikleyicisi, tazmin, temel risk (basis risk), hasar süreci-tazminat değerlendirmesi ve ödeme, süre ve yapı ile ilgili olarak temel farklar tabloda belirtilmiştir.
Tablo: Geleneksel Sigorta ve Parametrik Çözümler Karşılaştırması
| Geleneksel Sigorta | Parametrik Çözümler | |
|---|---|---|
| Ödeme Tetikleyicisi (Trigger) | Ödeme, sigortalı riskin teminatında yer alan bir olay nedeniyle doğrudan zarar görmesi ile tetiklenir. Örneğin, yangın neticesinde yapıda fiziksel hasar ve iş durması kaybı. | Ödeme, parametrik eşiği aşan olayın gerçekleşmesiyle tetiklenir. Örneğin, tanımlanmış bir bölge/alanda minimum 7.0 büyüklüğünde bir deprem. |
| Tazmin | Teminat kapsamında bir olayın doğrudan neden olduğu zararın ödenmesi. Örneğin, yangın nedeniyle ortaya çıkan hasarın incelenerek, tazminat tutarının değerlendirilmesi. | Olay parametresi veya endeks değerine dayalı önceden belirlenmiş ödeme yapısı. Örneğin, deprem şiddeti oranında artan ödemeler. |
| Sigortalının Üstleneceği Risk (Basis Risk) | Poliçe şartları, muafiyetler ve istisnalara bağlıdır. Geleneksel poliçeler genellikle, sigortalı ve sigortacının menfaatlerini ortak bir zeminde düzenlemek amacıyla muafiyet ve istisnalar içerir. Bu durum, sigortalının üstünde, öngörülmeyen riskler taşımasına sebep olabilir. | Seçilen endeks değeri, tazminat tutarı ve hasar büyüklüğüne bağlıdır. Sigortalı parametrik sigortanın devreye girebilmesi için öngörülmüş endeks değerinin (tetikleme eşiği) gerçekleşmemesi durumunda, söz konusu olay nedeniyle zarara uğramış olmasına rağmen tazminat alamayacaktır. Endeks temelli sigorta ürününde temel risk tamamen ortadan kaldırılmamakla birlikte, çift tetiklemeli ürünler veya kademeli ödeme seçenekleri gibi daha karmaşık yapılı poliçelerle en aza indirilebilir. Bu risk her ne kadar tamamen bertaraf edilmese de, çift tetikleme mekanizması veya kademeli ödeme gibi gelişmiş özellikler içeren özellikli yapıda poliçelerle en aza indirilebilir. Örneğin, tropikal bir tayfun olması durumunda, daha düşük şiddette fırtınalar için kısmi bir ödeme yapılması ve daha güçlü fırtınalar için giderek artan bir ödeme yapılması. |
| Hasar Süreci-Tazminat Değerlendirmesi ve Ödeme | Karmaşık ve eksper değerlendirmesine dayalıdır. Tazminat süreci, hasarın karmaşıklığına bağlı olarak birkaç ay/birkaç yıl sürebilir. | Tazminat şeffaf ve tahmin edilebilir niteliktedir. Bir parametreye veya endekse dayanarak hızlı şekilde belirlenir ve ödenir. Ödeme, herhangi bir hasar değerlendirmesine gerek duyulmadan dört hafta kadar kısa bir sürede yapılabilir. Belirlenmesi veya ölçülmesi gereken tek şey teminata konu olan endeks değeridir. Bu süreç de genellikle bağımsız bir kurum tarafından (örneğin ulusal hava ajansı) yürütülür. |
| Süre | Genellikle yıllıktır. Uzun süreli poliçelerin mevzuat açısından mümkün olması halinde bile yapılandırılmaları zordur. | Yıllık veya uzun dönemli. Uzun dönemli poliçeler yaygındır; beş yıla kadar poliçe düzenlenebilmesi mümkündür. |
| Yapı | Standart poliçe yapısı, isteğe bağlı özel şartlar. Geleneksel yöntemlerle yürütülen süreçler nedeniyle özelleştirilmiş çözümler sınırlıdır. | Yapılandırma esnekliğine sahip ihtiyaca göre tasarlanmış ürünler. Poliçeler birbirinden farklı endeks ve ödeme yapısına sahip oldukları için "standart" bir poliçe metni bulunmamaktadır; poliçeler müşterinin ihtiyaçlarına ve uygulamalarına göre özel olarak hazırlanmıştır. |
5. Parametrik Sigortaya İlişkin Fırsatlar ve Zorluklar
Küresel iklim değişikliğine bağlı hava olayları gerek frekans gerekse şiddet açısından gün geçtikçe daha öngörülemez hale geldiği için parametrik sigortaya olan talebin artması beklenmektedir. Parametrik sigorta, kuruluşların iklim dirençlerini artırmalarına, afetlerle mücadele edebilmelerine ve afetler sonrasında finansal açıdan en az etkilenmelerine yardımcı olmak için giderek daha uygun bir seçenek olabilecektir.
Diğer taraftan, veri bilimi, sensör teknolojisi ve yapay zeka alanlarındaki gelişmeler, daha geniş kapsamlı bilgi endeksleri oluşturulmasına olanak tanıyarak parametrik sigortanın, doğal afet hasarları dışında da kullanımının ve yeni uygulamaların önünü açmaktadır. Yeni nesil parametrik sigorta çözümleri, büyük çaplı terör saldırılarında şehirlerin ve havaalanlarının zararlarının karşılanması, nehir suyu seviyesi düşüklüğüne bağlı iş ve imalat şirketlerinin finansal risklerinin teminat altına alınması, toplu taşıma grevleri sırasında yaya trafiğinin azalması durumunda perakende satış mağazalarının gelirlerinin korunması ve bulaşıcı hastalık salgınları durumunda otellerin nakit akışlarının korunması gibi çok çeşitli ürünler içermektedir.
Bu yeni çözümlerin ortak yanı, doğrudan fiziksel hasara karşı koruma sağlamaları değil, iş durması, müşteri kaybı, marka bilinirliğinin azalması da dahil olmak üzere meydana gelen olayların dolaylı sonuçlarına karşı koruma sağlamalarıdır. Sigortalanabilir risk kavramı, maddi risklerden maddi olmayan risklere doğru kaymaktadır ve kuruluşlar, bu maddi olmayan risklere karşı korunmak için ısmarlama ve yenilikçi çözümler üretmeye giderek daha fazla ihtiyaç duymaktadırlar. Bu açıdan bakıldığında, parametrik sigorta, endeksi uygulanabilecek herhangi bir risk için çözüm olarak düşünülebilir.
Gelecekte, insan iletişimlerine ilişkin veri tabanının kullanımının daha etkin hale gelmesiyle, parametrik sigortaların -itibar riski de dahil olmak üzere- fiziksel olmayan zararlara karşı sağlayabileceği teminat türleri gelişme gösterebilecektir. Örneğin sigortacılar duyarlılık analizi gibi makine öğrenme tekniklerini kullanarak herhangi bir sigortalının bir sosyal medya "girdabına" yakalanmış olup olmadığını ölçebileceklerdir. Söz konusu "duyarlılık endeksi" önceden belirlenmiş bir "eksi" seviyeye düşerse, bu seviye için tanımlanmış olan tazminat ödemesi tetiklenmiş olacaktır.
Parametrik sigorta alanında fırsatlar olduğu kadar zorluklar da bulunmaktadır. Parametrik sigortanın hızlı ödeme avantajı, sigortalı riskin teminatta yer alan bir olay nedeniyle doğrudan zarar görmesi sonucu oluşan zarar yerine, hasarla ilgili olasılıklara dayanarak hasar hesaplanmış ve kesinleşmiş bir tutarı tazmin edebilmesiyle ortaya çıkmaktadır. Ancak, meydana gelen hasarın poliçede belirlenen tetikleyicinin/parametrenin/endeksin, dışında/altında kaldığı durumlarda poliçe sahibi, zarar görmüş olmasına rağmen ödeme alamamaktadır. Örneğin, fırtına nedeniyle zarar gören bir binanın hasarı, rüzgar hızları poliçede kararlaştırılan seviyeye ulaşmadığı durumlarda parametrik sigorta devreye girmeyeceği için tazmin edilmeyebilir. Bu gibi durumlar, parametrik sigortanın yaygınlaşmasının önündeki engellerden biri olarak görülmektedir.
Ayrıca, veri kalitesi ve risk korelasyonu sorunları, birçok sigorta alıcısının poliçelerinin kapsamını kendi ihtiyaçlarına göre tasarlamaları yönünde bir engel oluşturmaktadır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, güvenilir üçüncü taraf raporlama kuruluşlarının veya bağımsız bilirkişilerin ve eksperlerin varlığı konusunda sıkıntı yaşanması da parametrik sigortanın önündeki bir diğer engel olarak görülmektedir. Örneğin, The National Weather Service, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bir kasırga olayının teyidine ilişkin teyidi konusunda güvenilir bir kaynak olmakla birlikte, Gana'da gerçekleşen bir kuraklık durumunun teyidinde yerel kaynaklarla sağlanması oldukça güçtür ve güvenilirliği şüphelidir. Günümüzde gelişmiş ülkelerde topraktaki nem seviyesini meteorolojik uydular vasıtasıyla ölçülürken birçok Afrika ülkesinin yerel meteoroloji istasyonunda yağmur göstergeleri "kahin"lerin verileri ile ifade edilmektedir.
Parametrik sigortanın yaygınlaşmasının önündeki bir diğer engel ise potansiyel poliçe sahiplerinin farkındalık ve bilgi eksikliğidir. Sigortacıların, sigortalı adaylarını, parametrik sigortanın işlerliği konusunda ikna etmeleri geleneksel sigorta ürünleri ile kıyaslandığında oldukça zordur. Bu açıdan parametrik sigorta ürünlerinin, kamu kurumlarına ve sivil toplum kuruluşlarına pazarlanması farkındalık yaratmak ve esnekliğin artırılmasını sağlamak adına bir yöntem olarak kullanılmaktadır.
6. Güncel Parametrik Sigorta Uygulamaları
The National Association of Insurance Commissioners (NAIC) tarafından parametrik sigorta, "Poliçe sahibini, olayın büyüklüğü esas alınarak belirlenmiş bir prim karşılığında, poliçede belirtilen olayın gerçekleşmesine karşı sigortalayan bir tür sigorta sözleşmesi" olarak tanımlanmış ve ABD'de parametrik sigorta, poliçe sahibine teminat başlangıcında tanımlanabilecek koşul veya durum için ödeme yapılmasını sağlayan bir sigorta seçeneği haline gelmiştir. Jumpstart Insurance Solutions Inc. tarafından, ABD'de poliçe sahiplerine sismik bir olay gerçekleştiğinde ve "azami sarsıntı yoğunluğuna" ulaşıldığında ödeme yapılmasına ilişkin parametrik sigorta ürünü geliştirilmiştir. Firma sadece ABD Jeolojik Araştırma Kurumu verilerini izlemekte, tetikleyici olay meydana geldiğinde etkilenen bölgedeki poliçe sahiplerini saptayarak, onlardan hasar başvurusu beklemeden kararlaştırılmış parametrenin gerçekleşmesi ile ödeme yapılmaktadır.
- CCRIF (Caribbean Catastrophe Risk Insurance Facility)
Parametrik sigorta özellikle doğal afet riskinin yüksek olduğu Karayipler gibi bölgelerde etkin olarak kullanılan bir risk transfer yöntemidir. 2007 yılında Dünya Bankası'nın teknik liderliğinde katastrofik zararları karşılamada parametrik sigortayı kullanmak üzere dünyanın ilk bölgesel fonu olan CCRIF (Caribbean Catastrophe Risk Insurance Facility) kurulmuş; Ocak 2019'da Panama'nın da eklenmesiyle Fon'un üye sayısı 21'e çıkmıştır. Fon üyesi bir devlet, katastrofik bir hasar sonrasında hasar değerlendirilmeden çok hızlı bir şekilde ödemelerden yararlanmakta; bu da zararların giderilmesi çabaları için kritik önem taşıyan finansal likiditeyi sağlamaktadır. Karayipler ve Orta Amerika'da 2,5 milyondan fazla insanın felaketler sonrasında doğrudan veya dolaylı olarak CCRIF tarafından yapılan ödemelerden faydalandığı tahmin edilmektedir. Dünya Bankası söz konusu Fon'un faaliyetleri kapsamında geçen yıl Şili, Kolombiya, Meksika ve Peru'daki deprem riskini karşılamak üzere parametrik tetikleyici unsurlara (triggers) dayanan 1,36 milyar ABD Dolarlık afet bonosu ihracı gerçekleştirmiştir.
Eylül 2019'da Bahamalar'ı vuran Dorian Kasırgası nedeniyle CCRIF tarafından yarısı afetin hemen sonrasında yarısı da afetten 14 gün sonra olmak üzere toplam 11 milyon ABD Doları ödeme yapılmış; sürecin bu denli kısa olması da parametrik sigortanın etkinliğini ve hızlı nakit akışının afetler sonrasında acil önceliklerin karşılanmasında üye ülkelere sağladığı önemli bir örnek olmuştur.
CCRIF tarafından sunulan parametrik sigorta ürünleri, özellikle yüksek etkili, düşük frekanslı olaylar için uygun bir risk finansman aracı olarak kabul edilmekte, üye devletlerin negatif bütçe hareketliliğini azaltmalarına yardımcı olmak, kritik altyapının tekrar işlerliğe geçmesini sağlamak ve afetten etkilenen nüfusa acil yardım için finansal kaynak oluşturarak afet sonrası kaynak açığını azaltmaya yardımcı olmak konusunda başarılı bir sigorta uygulaması olarak değerlendirilmektedir. Üye ülkelerin sağladıkları parametrik koruma ve teminatların büyüklüğü ülkelerin prim ödemelerine bağlıdır.
CCRIF'in bu derece büyük ödemeleri bu kadar hızlı yapabilmesi, güvenilir parametrik tetikleyiciler kullanması ve oluşturulan risk havuzu nedeniyle gerekli finansal desteği global reasürans piyasasından bulabilmesine bağlıdır.
- Flow: Parametric Water-Level Insurance
Küresel iklim değişikliği nedeniyle sıcaklıkların artması ve yağışların azalması, nehirlerde ve/veya ticari faaliyeti nehirlerdeki su seviyesine bağlı olan işletmeleri ciddi finansal zorluklarla karşı karşıya bırakabilmektedir. Nehirlerdeki su seviyesinin azalması doğrudan fiziksel bir zarar yaratmamakta ancak nehirlere bağlı iş kollarında ve işletmelerde düşük su seviyesi kaynaklı dolaylı maliyetler oldukça önemli kayıplara neden olabilmektedir. Su seviyesinin azalması durumunda gemiler kısmen yüklenebilmekte; bu durum da tam teslimat yapmak için gemilerin birden fazla sefer yapmalarına ve hatta su seviyelerinin daha da düşmesi durumunda gemi trafiğinin tamamen durmasına; hammadde teslimi yapılamamasına ve tesislerin faaliyetlerinin durmasına neden olabilmektedir. Neticede hem nehirlerde yolcu ve/veya mal taşımacılığı yapan işletmeler hem de yolcu ve hammadde taşımacılığının gerçekleşmemesi nedeniyle oteller, turizm şirketleri, fabrikalar gibi birçok işletmenin finansal kaybı söz konusu olmaktadır.
Bu konudaki en güncel örnek, 2018 yılında Avrupa'da yaşanan kuraklık nedeniyle Ren nehrinin su seviyesinin ciddi ölçüde düşmesidir. Ren nehri, Avrupa'nın en işlek ve en önemli suyolu olmasının yanında, Almanya'da gemi ile taşınan 223 milyon ton yükün yaklaşık %80'ini taşımakta ve ülkenin sanayi merkezlerini Belçika, Hollanda ve Kuzey Denizi'ne bağlamaktadır. Kasım 2018'de nehrin su seviyesi 1920'lerden bu yana en düşük seviyedeyken, birçok geminin nehirden geçememesi nedeniyle nakliye ve deniz ticareti ciddi şekilde bozulmuş, navlun maliyetleri artmış ve inşaat malzemesinden petrol ürünlerine sanayi mallarının fiyatı yükselmiştir. Farklı sektörleri etkileyen iş durması zararları da ciddi boyutlara ulaşmıştır. Bu tür olayların finansal etkilerine karşı bir koruma olarak, Almanya'daki nakliye ve üretim şirketleri parametrik çözümler aramışlar; Ocak 2019'da Swiss Re tarafından yüksek veya düşük nehir suyu seviyelerinin finansal etkilerinden korumak için tasarlanan, parametrik bir sigorta ürünü olan FLOW piyasaya sürülmüştür. Program, belirlenmiş nehir hacimlerinde ölçülen su seviyelerini gösteren bir endeks formülünü kullanmaktadır. FLOW, endeksin tanımlanmış endeks eşik değerinin altında kaldığı her gün için, sigortalıya, sabit bir miktar ödemeyi kabul etmektedir. Ödeme tutarları işletme maliyetlerinin artması, durumu hafifletmek için yapılan ek masraflar ve geleneksel sigorta poliçelerinin kapsamadığı masraflar gibi faktörlerce belirlenmekte, söz konusu olay nedeniyle meydana gelen nihai zararın tespit edilmesi gerekli değildir.
- PathogenRX
2018 yılında Marsh, Münih Re ve epidemik risk modelleme firması Metabiota ile birlikte çalışarak salgın hastalıkların ekonomik etkileri için tasarlanan parametrik bir sigorta ürünü olan PathogenRX'i oluşturmuştur. Ürün, zika ve ebola salgınları sonrasında oteller, spor ve müzik endüstrisi gibi "insanların katılımına bağlı" sektörler için tasarlanmıştır. Ürün için, Metabiota tarafından geliştirilen ve bir salgının başlamasının ardından halkın korkusunu ve davranışsal değişimini ölçen bir patojen duyarlılık/duygu endeksi kullanılmaktadır. Bu endeksin hazırlanması ise hastalık izleme ve raporlama konusunda yazılım ve yapay zeka alanındaki gelişmelerle mümkün olabilmiştir. Ayrıca kamu sağlık otoritelerinin uyarıları ve ölüm sayıları da, salgın boyutunu ölçmek için kullanılmaktadır. Örneğin söz konusu ürün, yerel bir zika salgını nedeniyle bir topluluğun kaygısı belirli bir seviyeye ulaştığında bir spor salonunun planlanan bir basketbol karşılaşmasını iptal etmek zorunda kalması durumunda ödeme yapacaktır. Bahse konu ürün, sigortalanabilirliğin sınırlarını zorlayan, tekil bir riski sınıflandırarak, aynı risk için farklı poliçeler üretilmesine olanak sağlayan ve tüm bunlarla birlikte, salgından kaynaklanan ekonomik zararı da tazmin eden karma parametrik sigorta çözümü olarak değerlendirilmektedir.
- Non-Damage Business Interruption (NDBI)
Kasım 2018'de, Aon, Swiss Re ve Lloyd's desteği ile Uber veya Airbnb gibi -büyük miktarda maddi olmayan varlığa sahip- şirketlerin nakit akışını korumak için tasarlanan ve fiziksel hasara dayanmayan yeni bir iş durması teminatı olan NDBI'ı geliştirmiştir. Ürün, terör tehdidi, siber saldırılar, toplu taşıma grevleri ya da fırtınalı hava gibi fiziksel hasara neden olmayan, ancak oteller, perakendeciler ve nakliye şirketleri gibi işletmelerin nakit akışları üzerinde etki yaratabilen olayları tazmin edebilmek için tasarlanmıştır. Üründe, otel veri karşılaştırma ve analitik firması STR Global tarafından geliştirilen veri ve analizlerden faydalanarak oluşturulmuş endeks kullanılmaktadır. Örneğin, otelin müsait oda başına gelir metriğinin (RevPAR), belirli bir eşiğin altına düşmesi durumunda anında tazminat ödemesi yapılmaktadır. Ürünün tazminat ödemesi için tek istisnası yanlış yönetim veya iflas olarak belirlenmiştir.
Aon'un bu alandaki bir diğer ürünü de geçen yıl yaşanan asılsız terör ihbarından sonra, Londra'daki üst segment perakendecilerinin bir günde yaklaşık 3 milyon sterlin tutarında mali zarara uğraması sonrasında tasarlanan, yaya trafiğini ya da belli bir zaman dilimi içerisinde mağazaya gelen müşteri sayısını ölçen Springboard tarafından geliştirilen bir endeksi kullanan perakendecilere yönelik finansal koruma ürünüdür.
- Public Sector Terrorism Plus
Gallagher Insurance, 2013 Boston Maratonu'nda meydana gelen bombalama eylemi sonucunda bina hasarı çok az olmasına rağmen tüm binaların önemli bir süre kapanması sonrasında terörizmin değişen yöntemleri doğrultusunda kapasitesi Lloyd's tarafından sağlanan kamuyönelik Public Sector Terrorism Plus isimli bir ürün çıkarmıştır. Ürün, bir kamu kurumunun sorumluluk alanı içerisinde -kademeli olarak 10 mil, 25 mil veya daha geniş çapta- meydana gelen ve vergi geliri kaybına ya da kamuya ek bir masrafa neden olan terör eylemlerine karşı sigorta teminatı sağlamaktadır. Terör olayı, sigortalı tarafından seçilen çap içinde herhangi bir yerde meydana geldiğinde ürün devreye girmekte ve sigortalı kamu idaresine hasar tutarına bakılmaksızın ödeme yapılmaktadır.
- African Risk Capacity (ARC)
Afrika Risk Kapasitesi (ARC), 33 Afrika Birliği üyesi ülkenin olağandışı hava olayları ve doğal afetlere yönelik direncini artırmak için oluşturulmuş bir kuruluştur. ARC, yenilikçi finansman yoluyla ülkelerin afet risk yönetimi sistemlerini güçlendirmeleri ve afete karşı savunmasız nüfuslarının gıda güvenliğini ve geçim kaynaklarını korumalar amacıyla hızlı ve öngörülebilir finansmana erişmelerini sağlamaktadır. ARC, Afrika Risk Kapasitesi Kurumu (African Risk Capacity Agency) ve ARC Sigorta (ARC Insurance Company Limited) olmak üzere iki kuruluştan oluşmaktadır. ARC, üyelerine aşağıdaki konularda fayda sağlamaktadır:
Erken Uyarı: Africa RiskView, ülkelerin afet risklerini ve kuraklık etkilerini izlemelerine yardımcı olan son teknoloji bir kuraklık risk modeli ve yazılımıdır.
Acil Durum Planlaması: Afetler öncesinde eşgüdümlü acil eylem planları oluşturmak için hükümetler ve yerel uzmanlarla birlikte çalışılmaktadır.
Parametrik Sigorta: Afetlere hızlı ve öngörülebilir bir şekilde yanıt verebilmek için önceden beklenmedik durum planlarını finanse etmek için kaynak sağlamaktadır.
Risk Toplulaştırma ve Risk Transferi: Yenilikçi finansman mekanizmaları kullanılarak Afrika genelindeki riskler biraraya getirilmekte, reasürans verimliği sağlanmakta ve uluslararası risk piyasalarına aktarılmaktadır.
Fildişi Sahilleri'ne, 2019 tarım sezonu için ülkenin orta bölgesinde yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle yapılan 740 bin ABD Doları tutarındaki ödeme ARC'nin en güncel ödemesidir. ARC ayrıca, Africa RiskView modellemesi ile sezon sonunda, 400.000 kişinin yağış azlığından etkileneceği konusunda da Fildişi Sahilleri Hükümetine erken uyarı hizmeti sunmuştur.
Diğer taraftan, ARC, ABD merkezli atmosferik ve çevresel araştırma şirketi AER ile çalışarak erken uyarı sisteminin bir parçası ve dünyada alanının ilk örneği olan parametrik taşkın sigortası ürününü geliştirmiştir. AER, Afrika kıtasında 1992'den bugüne günlük atmosferik ve afetlere ilişkin verileri kullanarak gerçek zamanlı otomatik işleme akışları ile günlük olarak güncellenen bir endeks oluşturmuş ve bu endekse bağlı parametrik taşkın sigortası (AFED) ürünü dizayn edilmiştir.
ARC parametrik taşkın sigortası (AFED), Afrika genelinde taşkın riski taşıyan alanları mikrodalga sensörler ve uydu uzaktan algılama sistemleri ile günlük olarak haritalandırmakta ve modellemektedir. Model, Afrika'nın tamamını kapsayacak şekilde döşenen günlük coğrafi referanslı hücresel görüntüler kümesinden oluşmaktadır. Sensörler, yeryüzünden doğal olarak yayılan radyasyonun yoğunluğunu ölçmektedir ve radyasyon sinyalinin azalması bir taşkının varlığını göstermektedir. Sensörler, bulutları görme ve bitki örtüsünün altındaki selleri algılama yeteneği ile gece ve gündüz iki kez ölçüm yapmaktadırlar. Model, ilk olarak, 2017 yılında, pilot ülke olarak seçilen Gana, Gambiya ve Fildişi Sahili'nde denenmiş sonrasında da Afrika genelinde parametrik sel sigortası ürününün uygulamasına başlanmıştır. Model, günlük Afrika taşkın senaryosunu ABD Doları cinsinden ekonomik etki değerine dönüştürerek taşkın endeksini oluşturmakta, sigorta poliçeleri de bu endekse göre düzenlenmektedir. Taşkın modellemesinin karmaşıklığı nedeniyle, model sadece en az birkaç gün süren yoğun nehir taşkınlarının etkiledikleri bölgede en çok doğrudan etki yaratan zaman dilimine odaklanmaktadır.
7. Ülkemizde Parametrik Sigorta Çözümleri
Günümüz afet yönetimi sürecinde en önemli konuların başında kapasite geliştirme gelmektedir. Kapasite geliştirme, sadece miktar artırma değil, yapılan işlerin etkinliğini de içinde barındıran tüm kapasite değerlendirmelerini kapsayan bir süreç yönetimidir. Yasal değişiklikler, eldeki mevcut olanakların günümüz teknolojisine uygun hale getirilmesi, yeni kapasite kaynaklarının oluşturulması, işbirliği ve koordinasyon becerilerinin güçlendirilmesi, yeni ilişki ve iletişim ağlarının oluşturulması, toplumun afetlere hazır ve duyarlı hale getirilmesi, teknik bilgi, beceri ve sürdürebilirlik kapasitesini geliştirme için göz önünde bulundurulması gereken önemli noktalardır. Ekonomik ve sosyal boyutları ile ülkemiz için büyük bir yıkım olan Marmara Depremi'nden bugüne, geçen 20 yıl içerisinde yaşanan ve sıklığı son dönemde artan afetlere bakıldığında ülkemizin afet yönetimi ve kapasite geliştirme konusunda alması gereken önemli bir mesafe olduğu görülmektedir.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's tarafından 2015 yılında yayınlanan "Fırtına Alarmı: Doğal Felaketler Kredi İtibarını Zedeleyebilir" isimli rapora göre iklimsel felaketlerin ülkelerin kredi notuna ölçülebilir etkilerinin olması beklenmekte, deprem bölgesinde bulunması sebebiyle Türkiye'nin de büyük risk altında olduğuna dikkat çekilmektedir.
Rapora göre doğal felaketlerin ekonomi üzerindeki etkisinin azaltılması için tek çare sigorta olarak gösterilmiş ve gelişmekte olan devletler düşük sigorta teminatlarıyla doğal felaketler karşısında en savunmasız ülkeler olarak nitelendirilmişlerdir. Diğer taraftan, Avrupa'nın gelişmiş ülkelerinde özellikle kış dönemlerinde hüküm süren sel ve kar fırtınalarının kredi notunu düşürme olasılığının çok daha sınırlı olduğu, sigorta teminatının yüksek olmasının da etkisiyle bu koşulların gelişmiş Avrupa ülkelerinde ciddi makroekonomik sonuçlara ve ülke notunda düşüşe sebep olacağının düşünülmediği belirtilmiştir.
Tüm bu hususlar ile birlikte jeolojik ve meteorolojik riskler de göz önüne alındığında, parametrik sigortanın, ülkemiz için, hem bireyler hem de kamu tarafından afet riskinin finansmanında kapasite geliştirme adına kullanılabilecek yeni bir araç olarak konumlandırılabileceği düşünülmektedir.
Ülkemizde, bazı sigorta şirketleri tarafından son 2-3 yıldır farklı kurumsal veya bireysel parametrik sigorta ürünleri tüketicilere sunulmakla birlikte parametrik sigortanın henüz tam olarak bilinmemesi nedeniyle ulaşılan kitle ve ürün çeşitliliği çok sınırlıdır. Özellikle iklim kaynaklı değişikliklerden ekonomik olarak etkilenen rüzgar enerjisi tesisleri, güneş enerjisi tesisleri gibi yenilenebilir enerji tesisleri için dizayn edilmiş ürünlerin ilgi gördüğü gözlemlenmektedir. Tarifeli uçuşun, poliçede yazılı süreler içinde gecikmesini veya iptal olmasını takiben tazminat ödemesini sigortalıdan herhangi bir belge talep etmeden, herhangi bir zarara/kayba uğrayıp uğramadığına bakmadan ve başka herhangi bir koşula bağlı olmadan otomatik olarak sigortalının hesabına aktaran bireysel sigorta ürünü de parametrik sigortanın ülkemizdeki ilk uygulamalarından birisidir.
Önümüzdeki dönemlerde ürünün bilinirliğinin artması ile sisteme yeni sigortalılar kazandıracağı, havuzun büyümesi ile prim tutarlarının düşeceği ve sektörün gelişmesine yardımcı olacağı dikkate alındığında bu çerçevede yapılacak iletişim ve tanıtım faaliyetlerinin önemli olduğu değerlendirilmektedir.
Bölgesel kapsamda düşünüldüğünde, CCRIF (Caribbean Catastrophe Risk Insurance Facility) veya ARC (African Risk Capacity) benzeri ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyayı kapsayan bir parametrik sigorta yapısı veya havuzu bulunmamaktadır. Ancak parametrik sigortanın, ülkemizde, büyükşehir belediyeleri başta olmak üzere kamu idareleri ve mahalli idareler için, doğal afet sonrasında kritik altyapının kısıtlı da olsa hızlıca ayağa kaldırılması ve etkilenen nüfusa acil yardım sağlanması amacıyla finansal kaynak oluşturma konusunda başarılı bir sigorta ürünü olarak değerlendirilebileceği düşünülmektedir.
VisualCapitalist tarafından yapılan "10 Büyük Ekonomik Bölge" sıralamasında New York-Washington-Boston bölgesi 3 trilyon 650 milyar ABD Doları ile ilk sırada; Paris-Amsterdam-Brüksel-Münih bölgesi 2 trilyon 505 milyar ABD Doları ile ikinci sırada; İstanbul-İzmit-Bursa bölgesi ise 626 milyar ABD Doları ile 17'nci sıradadır. Listenin geneline bakıldığında 4'üncü sıradaki Tokyo bölgesi ile birlikte İstanbul-İzmit-Bursa bölgesinin deprem açısından en riskli bölge olduğu görülmektedir. Nitekim, 17 Ağustos 1999'da Marmara'da yaşanan deprem, 2001 ekonomik krizini tetikleyen nedenler arasında yer almış ve etkisi uzun yıllar sürmüştür.
Parametrik sigorta ürünlerinin, özellikle yüksek etkili, düşük frekanslı olaylar için uygun bir risk finansman aracı olarak kabul edildiği gözönüne alınarak, olası İstanbul depreminin ülkemiz ekonomisinde yaratacağı olumsuzluğu azaltmak, kritik altyapının tekrar işlerliğe geçmesini sağlamak ve afetten etkilenen nüfusa acil yardım için finansal kaynak oluşturmak konularında kamu ve mahalli idarelerin prim ödeme güçlerine bağlı olarak parametrik koruma almaları seçeneğinin afet riskinin azaltılması uygulamaları çerçevesinde değerlendirilmesi fayda sağlayacaktır.
Sevgi UNAN
Koordinatör
Türkiye Sigorta Birliği
Kaynakça:
- https://www.artemis.bm/
- https://www.mmc.com/advantage.html
- https://www.insurancejournal.com/
- https://corporatesolutions.swissre.com/
- https://content.naic.org/
- https://www.ccrif.org/
- https://www.reinsurancene.ws/
- https://www.eeri.org/parametric-insurance/
- https://www.climate.axa/
- https://www.munichre.com/en.html
- https://www.itij.com/welcome
- https://agroinsurance.com/en/
- https://www.africanriskcapacity.org/
- https://www.jumpstartrecovery.com/
- http://www.rmmagazine.com/
- www.iklimin.org/
- https://www.tr.undp.org/
- https://www.visualcapitalist.com/
- Türkiye'de Kentleşme ve Doğal Afet Riskleri ile İlişkisi, Fatma Neval Genç, TMMOB Afet Sempozyumu, 2007
- Doğal Afetlerin Kentsel ve Bölgesel Planlamada Yeri, Dr. Levent Uzunçıbuk Jeodezi, Jeoinformasyon ve Arazi Yönetimi Dergisi, 2009/2 101
- Doğal Afetler İçin Risk Yönetimi, Barış Özkul, TMMOB Afet Sempozyumu, 2007
- Doğal Afetler ve Türk Sigorta Sektöründe Risk Transferi, Elif Çekici, 2011
- Afet Yönetiminde Kapasite Geliştirmenin Önemi ve Hatay Açısından Bir Değerlendirme, Prof. Dr. Yakup Bulut, Yrd. Doç. Dr. Soner Akın, Mehmet Kara, 2017
- Doğal Afetlere Dirençli Kentler İçin Sigorta, Sevgi Unan, Şehir&Toplum Dergisi, Sayı 10, Nisan-Temmuz 2018
- İklim Değişikliğinin Neden Olduğu Afetlerin Etkileri, Prof. Dr. Aslı Akay, 2019
- KOBİ'lerde Dayanıklılık: Yeni Riskler, Yeni Öncelikler CBI Durum Değerlendirme Raporu: Karmaşık Acil Durumlar ve Doğal Afetler, CBI Türkiye, 2019