1. Küresel İklim Değişikliği ve Tarıma Etkileri
Küresel ısınma ve buna bağlı olarak oluşan iklim değişiklikleri, etkileri ve sonuçları açısından dünyanın bütün ülkelerini yakından ilgilendiren önemli bir sorundur. Küresel ısınmanın temel nedeni, ekonomik faaliyetler sonucu atmosferdeki sera gazı yoğunlaşmasının olması gereken düzeyin üzerine çıkmasıdır.
İklim değişikliklerine bağlı olarak atmosferin giderek ısınması sonucunda, buzulların erimesi ve deniz seviyesinin yükselmesi, bölgesel ve yerel yağış yapılarının değişmesi, ekstrem hava olaylarının sayı ve sıklığının artması, ekosistemlerin değişmesi, hayvan ve bitki türlerinin yok olmasına; sel, fırtına ve kuraklık gibi iklimle ilgili doğal afetlerin artmasına neden olmaktadır.
Belirtilen bu etkiler hâlâ gözlemlenmektedir ve sera gazı emisyonlarının artmasına bağlı olarak, söz konusu etkilerin gelecek yıllarda giderek artacağı ve daha da şiddetli olacağı beklenmektedir.
İklim değişikliğinin etkilediği sektörlerin başında tarım sektörü yer almaktadır. Tarım sektörü; milli gelir, istihdam, dış ticaret, tarıma dayalı sanayi, destekleme ve tüketim harcamaları içindeki payı ile insanların zorunlu gıda maddelerini üreten bir sektör olması sebebiyle önemli bir yere sahiptir.
Tarım doğaya bağlı olarak sürdürülen bir faaliyettir. Teknoloji ne kadar gelişse de bu özelliğini kaybetmesi mümkün değildir. Tarımın ekonomik bir faaliyet olması nedeniyle, iklim değişikliği ile ortaya çıkacak üretimdeki değişimler, hem ülke hem de uluslararası ticaret açısından önemlidir.
Doğal afetlerden dolayı oluşan hasar sebebiyle üreticinin verim kaybını telafi edebilmesi için en etkili sistem tarım sigortasıdır.
2. Tarım Sigortası ve Önemi
Tarım sigortası, toprakla ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin ürünlerini koruması açısından oldukça önemlidir. Çiftçiler devlet garantili bu sigortayı yaptırarak ürünlerini veya hayvanlarını güvence altına alabilmekte ve herhangi bir olası ürün veya hayvan kayıplarında sigortadan zararlarını karşılayabilmektedir. Tarım sigortası, üreticilerin tarımsal emeklerini güvenceye almak amacıyla, poliçe bazında teminatlar altında koruma sağlayan bir sigorta çeşididir.
Tarımsal ve iklimsel verilere bağlı olarak faaliyet gösteren düşük girdili üreticiler için sigorta ürünleri; genellikle verim, hayvanlarda mortalite, uzaktan algılama ve meteorolojik verileri içeren endeks sigortalarıdır.
Büyük tarımsal hasarlar tüm ülkeyi etkilediği için reasürans kritik öneme sahiptir. Veri kalitesi, standardı yüksek olan reasürans şirketlerinin doğrulanabilir verilere sahip olmaları nedeniyle güçlü bir denetim mekanizması gerektirmektedir.
Reasürans sağlamak yoluyla devletler veri altyapısının kurulduğu ilk yıllarda tarım sigortası programlarını destekleyebilirler. Devlet, veri alt yapısı oluşturuluyorken reasürans pazar riskini elimine edebilir.
Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de tarım sektörünün önemi büyüktür. Tarım sektörü bugüne kadar olduğu gibi günümüzde de, gelişmişlik düzeyleri ne olursa olsun, tüm ülkelerin ekonomik hayatında büyük bir öneme sahiptir. Pandemi sebebiyle de tarım sektörünün önemi daha çok ortaya çıkmaktadır.
Tarım sektörünü en çok tehdit eden unsur, iklim değişikliği ve sonucunda yaşanan doğal afetlerdir. İklim değişikliği dünyanın ısısını artırarak çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Yağış rejiminin değişmesi, sıcaklık artışları, kuraklık, çölleşme ve doğal afetler gibi iklim değişikliğinin son yıllarda artan olumsuz etkileri; tarımda verimlilik ve büyüme oranlarını etkileyerek ekonomi üzerinde önemli bir tehdit unsuru oluşturmaktadır.
İklim değişikliği, tarımsal verimliliği ve bu yolla ekonomik büyümeyi etkileyen önemli bir faktördür. Sera gazı salınımının artmasına bağlı olarak iklim değişikliğinin hız kazanması, tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkilerini gözle görülür bir hale getirmiş olup bu durum ülke ekonomilerini olumsuz etkilemektedir.
Tarım, desteklenmesi gereken bir sektör olduğundan, tarımsal faaliyetle uğraşan kesimin refah düzeyini koruyucu çalışmalar yapılmaktadır. Tarım sektörünün en mühim özelliği gelişen teknolojiye karşın üreticinin kontrolünde olmayan doğal afetlerin etkisi altında olmasıdır. Bunun için de en önemli ve en etkili risk yönetim aracı "Tarım Sigortası"dır. Tarım Sigortası, tarımdaki risk, belirsizlikler ve doğal afetlerden oluşan zararlar nedeniyle oluşabilecek kaybı karşılayan bir güvence sistemidir.
Tarım sigortasının amacı, aynı risklerle karşı karşıya olan üreticilerin ödedikleri primlerle oluşturdukları fon aracılığıyla, zarara uğrayan üreticilerin zararlarını karşılamaktır. Tarım sigortası üreticinin geçim kaynağı olan ürünleri çeşitli tehlikelere karşı teminat altına almakta, üreticinin üretimini artırmada daha fazla teknoloji kullanımı için teşvik etmekte, riskleri üreticiden sigorta işletmesine taşıyarak paylaşımını sağlamakta ve nihayetinde ulusal ekonomiye hizmet etmektedir.
Doğal afetlerden zarar gören üreticilerin faaliyetlerini sürdürebilmesi, risklerin katastrofik nitelikli olması sebebiyle kayıpların üretici, sigorta sektörü ve devlet tarafından paylaşılması, kriz yönetiminden risk yönetimine geçilmesi ve riskin yönetilmesinde kaynakların tek elden verimli kullanılması için Tarım Sigortası'na ihtiyaç vardır.
3. Dünyada Tarım Sigortasının Gelişimi
Dünyada modern anlamda tarımsal sigorta uygulamaları 1800'lü yıllarda Avrupa'da başlamıştır. İlk kez İrlanda'da sigorta kooperatifleri tarafından hayvan sigortaları, Almanya'da ise dolu ve yangın sigortaları yapılmış fakat deneyimsizlikten dolayı başarısız olunmuştur. 19. ve 20. yüzyılda Avrupa ülkeleri, ABD ve Japonya'da tarım sigortaları uygulamaları başlamıştır. Dünyada bazı ülkelerin uyguladığı tarım sigortası modelleri ön plana çıkmıştır ve diğer ülkeler de bu modelleri benimsemişlerdir. Örneğin İspanya'nın uyguladığı model birçok ülkeyi etkilemiştir. Ön plana çıkan tarım sigortası modelleri Türkiye ve gelişmekte olan diğer ülkeler için de yol gösterici olmuştur.
Hükümetlerin afet ödemelerine yönelik tutumları da üye devletler arasında farklılık göstermektedir. Bu durum üreticilerin sigorta için ödeme yapma istekliliğini ve sonuç olarak sigorta planlarının geliştirilmesini etkilemektedir.
Dünyada Tarım Sigortası Primlerinin Dağılımı, Ülkeler Bazında Sigortacılık Oranları, Dünyada Tarım Sigortası Devlet Destekleri, Dünyada Uygulanan Tarım Sigortası Programları aşağıda gösterilmiştir (Şekil 3.1, Şekil 3.2, Şekil 3.3, Şekil 3.4).
Dünyada uygulanan tarım sigortası programları ülkelere göre farklılık göstermektedir. En önemli model uygulamalarına aşağıda yer verilmiştir.
3.1. ABD'de Tarım Sigortası
ABD'de tarım sigortası sistemi, 1938 yılında Tarım Bakanlığı'na bağlı Federal Ürün Sigortası (FCIC) ve birkaç özel sigorta şirketi tarafından uygulanmaya başlamıştır. Başlangıçta özel sigorta şirketleri tek riske dayalı sigorta ürünlerini sunmuşlardır. Devlet ise üreticilere doğal afet yardımı yaparak sisteme destek olmuştur. Ancak bu durum, üreticilerin büyük çoğunluğunun yapılan afet yardımlarına güvenmesinden dolayı ülkede tarım sigortasının gelişmesini engellemiştir.
1980 yılında ABD'de Federal Ürün Sigortası yasası çıkarılmıştır ve çıkarılan bu yasayla kurulan Federal Ürün Sigorta Şirketi (FCIC) özel sigorta şirketleri ile faaliyette bulunarak spesifik ve bölgesel tarım ürünleri için sigorta ürünlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmıştır. Devletin üreticilere yaptığı afet yardımları kaldırılamamış ancak 1994'te yapılan çalışmalar sonucunda Ürün Sigortası Verim Yasası çıkarılmıştır. Bu yasa ile primlerin ve masrafların desteklenmesiyle tarım sigortalarında devlet desteği yasal olarak başlamıştır.
ABD'de halen tarım sigortası sistemi devlet ve özel şirketlerin iş birliği ile yürütülmektedir. Devletin sigorta priminin %60'ını sübvanse ettiği ABD de, çoklu risk sigortası olarak bilinen MPCI (Multiple Peril Crop Insurance) sigorta sistemi yaygın olarak uygulanmaktadır. Bu sistemde hasar tespitleri münferiden ve işletme bazında belirlendikten sonra hasar ödemeleri üreticiye verimin düşmesi durumunda yapılmaktadır. Ödemelerin hesaplanması, gerçekleştirilen verimin önceden belirlenmiş fiyattan hesaplanarak garanti edilen verim arasındaki farkın alınması esasına dayanmaktadır.
Ayrıca ülkede gelir koruma politikası uygulanmaktadır. Gelir koruma sigorta poliçeleri üreticileri kuraklık, aşırı nem, dolu, rüzgâr, don, böcek ve hastalık gibi doğal nedenlerle verim kayıplarına ve öngörülen fiyat ile hasat fiyatı arasındaki farkın neden olduğu gelir kayıplarına karşı sigortalamaktadır. Üretici, sigortalatmak istediği %50-%75 arasındaki (bazı bölgelerde %85'e kadar) ortalama verim miktarını seçer; öngörülen fiyat ve hasat bedeli, Ticaret Borsası Fiyat Hükümleri uyarınca belirlenen %100'dür ve belirli vadeli işlem sözleşmeleri için günlük uzlaşma fiyatlarına dayanmaktadır. Sigorta koruma miktarı, öngörülen fiyatın veya hasat fiyatının daha büyük olmasına dayanır. Hasat edilen ve hasat fiyatıyla çarpılan ekspertizdeki üretim toplamı sigorta koruma miktarından azsa üreticiye aradaki farka göre tazminat ödenmektedir.
3.2. Kanada'da Tarım Sigortası
Kanada'da tarım sigortası uygulamaları 1938 yılında başlamıştır. Uygulanan sigortanın amacı, üreticileri verim riskine karşı korumaktır. Ürün sigortasında ürün kaybına karşı koruma, verim garantisi şeklinde uygulanmaktadır. Günümüzde devlet bitkisel ürün sigortalarına yüksek oranlarda prim desteği sağlamanın yanı sıra son yıllarda Net Gelir İstikrar Programı ve Tarımsal Gelir İstikrar Programı'nı oluşturmuştur. Net Gelir İstikrar Programı, Kanada hükümeti ve programa katılan eyaletler arasında ortaklaşa geliştirilen gönüllü bir programdır. Bu program uzun dönemde işletme gelirindeki dalgalanmaları dengelemek için planlanmıştır. Tarımsal Gelir İstikrar Programı verim azalmalarıyla karşı karşıya kalan üreticilere yardım sağlamak için planlanmış ulusal bir programdır. Kanada'da prim destekleri %30-%60 arasında değişiklik göstermektedir. Federal hükümet bitkisel ürün sigortalarının %60'ını, yerel hükümetler geri kalan %40'lık kısmını ödemektedir. Diğer taraftan hayvancılık sigortası primlerinin %100'ünü yerel hükümetler karşılamaktadır.
3.3. Brezilya'da Tarım Sigortası
Brezilya'da tarım sigortası 1955 yılında uygulanmaya başlamıştır. Genellikle çoklu risk, verim ve indeks sigortaları uygulanmıştır. Uygulanan sigorta paketleri 9 özel sigorta şirketi tarafından sağlanmaktadır. Devlet, 2005 yılı itibariyle bölge ve ürüne bağlı olarak sigorta primlerini %40-%70 arasında desteklemekte, bunun dışında su ürünleri ve ormancılık sigortaları için %30 oranında destek vermektedir. Hastalık ve zararlılar sigorta kapsamı dışında tutulmaktadır.
3.4. İspanya'da Tarım Sigortası
İspanya 1978 yılında tarım sigortası faaliyetlerine başlamıştır. Tüm sigorta yapılabilen riskler özel sektör tarafından teminat altına alınmakta ve poliçeler devlet tarafından desteklenmektedir. İspanya'da tek risk, çoklu risk ve verim sigortası sistem kapsamındadır. Poliçeler üreticiler veya kooperatifler tarafından yapılabilmektedir. Sistem kamu-özel sektör iş birliği altında yürümektedir. Bu iş birliği; Tarım Gıda ve Çevre Bakanlığı altında bulunan Tarım Sigortası Ulusal Ajansı (ENESA), Ekonomi ve Rekabet Bakanlığı altında bulunan Sigorta Telafi Konsorsiyumu (CCS-Insurance Compensation Consortium) ve özel sektörün katılımıyla kurulan, kâr amacı gütmeyen bir sigorta havuzunun beraber çalışmasıyla oluşturulmuştur.
ENESA, tarım sektörü için yıllık sigorta planlarını oluşturmakta; prim miktarlarının belirlenmesi aşamasına katılmakta ve üretici birlikleri ile sigorta şirketleri arasında iletişim ağı kurmaktadır. ENESA tarafından belirlenen sigorta kapsamları çok geniş olmakla beraber kamu prim desteği sağlamaktadır. Kamu ayrıca özel sigorta şirketlerinin reasüransını da CCS vasıtasıyla üstlenmektedir.
Kamu tarafından verilen prim desteklerinin ortalama %50 civarında olduğu görülmektedir. Bunun %40'ı ENESA tarafından %10'u da eyalet yönetimleri tarafından karşılanmaktadır.
3.5. Almanya'da Tarım Sigortası
Almanya'da ilk tarım sigorta şirketi 18. yüzyılda kurulmuştur. Ülkede tarım sigortası sistemi 14 sigorta şirketi tarafından yürütülmekte olup, Almanya'da tarım sigortasına devlet desteği bulunmamaktadır. Ancak, yaşanan olağanüstü doğal afetlerde özel programlar uygulanmaktadır. Özel programların dışında her eyaletin doğal afet yardımlarını düzenlemesi gerekmektedir. Örneğin Bavyera eyaleti zararın sadece %25'ini karşılamaktadır.
Dolu, don (bağcılık), kaliteye yönelik sigorta, şeker içeriği (şeker pancarı), nişasta içeriği (patates), spesifik hastalıklar, fırtına, şiddetli yağmur (doğu bölgelerdeki büyük çiftlikler için), yangın, epidemik hastalıklar, hayvanlara yönelik kaza sigortaları özel sigorta kapsamındadır. Epidemik hayvan hastalıkları ve hayvan kaybının tazmini için yapılan yardımlar, doğal afetlere yönelik bütçeden yapılmaktadır.
3.6. Fransa'da Tarım Sigortası
Fransa'da tarım sigortası yaptıran üreticilere prim ödemelerine karşılık, devlet karşılıksız destek vermektedir. Üreticilerin yapılan bu destekten yararlanabilmesi için, sigorta şirketleri tarafından sunulan tarım sigortası ürünlerinden birinin seçilmesi gerekmektedir. Yapılacak olan destek oranı devlet tarafından ayrıca belirlenmektedir. Mevcut sistemde tek riske ve pazarlanabilir ürünlerde %20, diğer tarım alanlarında ise %30 verim kaybı yaşandığında, üretici tarım sigortası yaptırmış olsun veya olmasın devlet tarafından %80 oranında afet yardımı yapılmaktadır. Doğal afet kapsamı haricinde, devlet tarım sigortası yaptıran üreticilere %40-%50 oranında sübvansiyon sağlamaktadır.
3.7. Avusturya'da Tarım Sigortası
Avusturya'da devlet destekli tarım sigortası uygulanmaktadır. Doğal afetlerden dolayı yaşanan zararların karşılanması için Maliye Bakanlığı bünyesinde Doğal Afet Fonu oluşturulmuştur. Doğal Afet Fonu, genellikle çığ ve sel gibi büyük çaplı olan doğal afetlerden dolayı oluşan zararı azaltmak için uygulanmaktadır. Bu fonun küçük bir kısmı dolu ve don sigorta primlerinde üreticiye düşen payı azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Üreticinin ödediği primlerin %25'ini Doğal Afet Fonu desteklemektedir. Devletin %50 civarındaki prim katkısı doğrudan "Österreische Hagelversicherung" (Avusturya'da tarım sektöründe uzman sigorta pazar lideri)'a ödenmektedir.
3.8. İtalya'da Tarım Sigortası
İtalya'da 1920'den beri tarımsal üretimde yaşanan olağan dışı olaylardan kaynaklanan hasarları önlemeyi ve oluşan zararı telafi etmeyi amaçlayan Ulusal Tarım Dayanışma Fonu bulunmaktadır. Sigorta politikalarını teşvik etmek amacıyla 2000 yılında sisteme Risk Reinsurance Fund (FRR) ve tarım sigorta sisteminin, aktüeryal hesaplamaların sağlıklı çalışabilmesi için doğal ve ekonomik olayları takip etmesi amacıyla Agricultural Risks Databank (BDRA) dâhil edilmiştir. Ayrıca ülkede ikili sistem uygulanmaktadır. Uygulanan bu sistemde, devlet tarafından tarım ürünlerine yapılan afet yardımı ve ürün sigortalarına prim desteği bulunmaktadır.
Sigorta yaptıran üreticilere devlet tarafından prim desteği verilmektedir. Ancak, afetten zarar gören tarım alanlarında ve pazarlanabilir ürünlerde %20, diğer tarım alanlarında ise %30 verim kaybı yaşandığında, üretici tarım sigortası yaptırmış olsun veya olmasın devlet tarafından %80 oranında afet yardımı yapılmaktadır. Doğal afet kapsamı haricinde, devlet tarım sigortası yaptıran üreticilere %40-%50 oranında sübvansiyon sağlamaktadır.
İtalya'da MPCI sistemi ilk kez 2003 yılında uygulanmıştır. Ancak MPCI sistemi, toplam tarım sigortası içinde %2'lik bir paya sahiptir. MPCI sistemine üye üreticilere daha ucuz sigortanın sağlanması ve pazarlanabilir ürünlerde %20, diğer tarım alanlarında ise %30 verim kaybı yaşandığında, üretici tarım sigortası yaptırmış olsun veya olmasın devlet tarafından %80 oranında afet yardımı yapılmaktadır. Doğal afet kapsamı haricinde, devlet tarım sigortası yaptıran üreticilere %40-%50 oranında sübvansiyon sağlamaktadır.
İtalya'da MPCI sistemi ilk kez 2003 yılında uygulanmıştır. Ancak MPCI sistemi, toplam tarım sigortası içinde %2'lik bir paya sahiptir. MPCI sistemine üye üreticilere daha ucuz sigortanın sağlanması ve üreticilerden prim paylarının toplanması görevi sigorta şirketlerine aittir. Hasar tespitleri sigorta şirketlerinin eksperleri tarafından yürütülmekte ve tazminat ödemesi yılın son 20 günü içerisinde sigortalıya yapılmaktadır. Sigorta şirketleri için reasürans hizmeti FRR tarafından sağlanmaktadır.
4. Türkiye'de Tarım Sigortasının Gelişimi
Türkiye'de tarım sektörünü tehdit eden risklerin teminat altına alınabilmesi amacıyla 14.06.2015 tarih ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu çıkarılmıştır. Bu düzenleme ile kanun kapsamına alınan riskler ile ilgili olarak yapılacak sigorta sözleşmelerinde standardın sağlanması, riskin en iyi koşullarda transferi için uygun ortam oluşturulması, oluşacak hasarlarda tazminatın tek merkezden ödenmesi ve tarım sigortalarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması amaçlarına yönelik nelik olmak üzere bir sigorta havuzu kurulmuştur. Bu havuza ilişkin tüm iş ve işlemlerin, havuza katılan sigorta şirketlerinin eşit hisselerle ortak oldukları bir şirket tarafından yürütülmesi için Tarım Sigortaları Havuzu İşletmesi A.Ş. (TARSİM) oluşturulmuştur.
5363 sayılı kanunla birlikte tarım sigortalarında bir milat yaşanmış, birçok tarım sigortacısının beklediği olmuş ve tarım sigortalarında havuz sistemine geçilmiştir. Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sigortacılık Genel Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ortak çalışmaları sonucunda, ikincil mevzuatlar süratle hazırlanmış ve sistemin iyi bir şekilde çalışması için gerekli altyapı tamamlanmıştır. Yeni sistemle birlikte üreticinin ödeyeceği sigorta primine devlet desteği verilmesi sağlanmıştır. Ayrıca, sigortacılık uygulamalarının tekdüze hale gelmesi, teminat kapsamının aşamalı olarak genişletilmesi ve/veya çeşitlendirilmesi, tazminat ödemelerinin en kısa sürede yapılması, tarım sigortalarının ülke genelinde geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması hedeflenmiştir. Bu hedef kapsamında, 01.06.2006 tarihinde TARSİM devreye girmiş ve poliçe düzenleme işlemlerine başlamıştır. TARSİM başlangıçta 13 sigorta şirketini eşit paylarla üye olmasıyla yola çıkmış olup, bugün itibariyle bu sayı Havuzda 22 üyeye ulaşmıştır.
4.1. Kurumsal Yapı ve İşletici Şirket
TARSİM, Tarım ve Orman Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ve İşletici Şirket'ten (Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.) atanan temsilcilerin yer aldığı bir Yönetim Kurulu tarafından idare edilmektedir. Bu şekilde, ilgili tüm tarafların en üst seviyede temsil edilmesi sağlanmaktadır. Devlet Destekli Tarım Sigortaları Sistemi; devlet, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin en güzel örneklerinden biridir. Kısaca TARSİM olarak adlandırılan bu Sistem, Tarım Sigortaları Havuzu ve bu Havuzun tüm iş ve işlemlerini yürütmekle görevli İşletici Şirket'ten oluşmaktadır.
5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu, Tarım Sigortaları Havuzuna ilişkin tüm iş ve işlemlerin, bu Havuza katılan sigorta şirketlerinin eşit oranda hisse sahibi olarak kurulacak bir İşletici Şirket tarafından yürütülmesini hüküm altına almıştır. Bu amaçla kurulan Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.'ye 22 sigorta şirketi eşit pay oranıyla ortaktır.
Sigorta şirketleri, acenteleri vasıtasıyla Tarım Sigortaları Havuzu'ndan aldıkları komisyon ücreti karşılığında aracılık hizmeti verirler. Sigortalıdan alınacak poliçe prim bedellerini tahsil ederek, kanuni süre içinde Havuz hesabına aktarırlar. Sigortalının hasar ihbarlarını, Havuz'un İstanbul'daki merkezine iletirler.
İşletici Şirket tarafından görevlendirilen eksperlere yılın değişik zamanlarında planlanan mesleki ve kişisel gelişim eğitimleri verilmektedir. 2019 yılında düzenlenen eğitimlere her iki branşta yaklaşık 1.900 eksper katılım sağlamıştır. Sahadaki çalışmalar yıl içerisinde düzenli olarak kontrol edilmektedir. Eksperlerin eğitimleri T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın koordinasyonunda İşletici Şirket ile birlikte yapılır. Eğitim sonrası başarılı olanlara T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Tarım Sigortaları Havuzu Eksperlik Eğitim Belgesi verilir ve eksperler T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın TOBB nezdindeki Eksper Sicili'ne kayıt olurlar. Havuz Eksperleri risk incelemesi ve hasar tespiti yaparlar.
4.2. TARSİM A.Ş. Sisteminin Özellikleri
Sisteme katılım zorunlu değildir. 5363 sayılı kanun kapsamında sigorta yaptırmayan üreticiler 2090 sayılı kanundan (2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun) yararlanamamaktadır. Devlet tarafından verilecek prim desteği miktarları her yıl Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir. Tarım Sigortaları Havuzu üstlendiği risklerle ilgili olarak ulusal ve/veya uluslararası şirketlerle reasürans anlaşmaları yapmaktadır. Tarım Sigortaları Havuzu ve İşletici Şirket; her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından denetlenmektedir.
Tarım sigortası sayesinde; üreticinin yıllık gelirinin garanti altına alınması ve üretimin devamlılığı, gelir istikrarı dolayısıyla yapılacak tasarruf ile modern tarım için gerekli olan yatırımlara yönlendirilmesi, üretimde verimliliğin ve gelirin artırılması, kente göçün önlenmesi sağlanmaktadır.
4.3. Gelir Koruma Sigortası
Bu yıl pilot olarak uygulamaya alınacak gelir koruma sigortası; kuru ve sulu tarım alanlarında yetiştirilen buğday ürünü için, sigorta yaptıran üreticilerin geliri baz alınarak belirlenen korunan gelirin verim tespit sonucu belirlenen gelirin altında kalması halinde, sigorta yaptıran üreticilere, "korunan gelir-belirlenen gelir" farkının ödendiği bir sigorta programıdır.
Parselin "gerçekleşen geliri" ile poliçede yazılı olan "korunan geliri" karşılaştırılmakta ve karşılaştırma sonucunda parselin "gerçekleşen geliri"nin "korunan geliri" altında kalması halinde, ilgili parselin üreticisine hasar ödemesi yapılmaktadır.
Parselin gerçekleşen gelirinin, korunan gelirin altına düşmemesi durumunda, üreticiye hasar ödemesi yapılmamaktadır.
Gelir Koruma Sigortasında üreticinin hasar ihbarında bulunmasına gerek olmayıp, her sigortalı parselde verim tespiti yapılmaktadır.
Gelir Koruma Sigortasında Devletin prim desteği poliçe prim tutarının %60'ı düzeyindedir.
4.4. TARSİM A.Ş.'nin Sigorta Alanları ve Aranan Koşullar
TARSİM A.Ş. tarımsal faaliyet alanlarının çoğunda sigorta primi uygulamaktadır. Bu alanlar;
- Bitkisel Ürün Sigortası,
- Köy Bazlı Kuraklık Verim Sigortası,
- Sera Sigortası,
- Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası,
- Küçükbaş Hayvan Hayat Sigortası,
- Su Ürünleri Hayat Sigortası,
- Kümes Hayvanları Hayat Sigortası,
- Arıcılık Sigortası'dır.
Üreticilerin prim desteğinden yararlanabilmeleri için sisteme kayıtlı olması gerekmektedir. Tarım Kanunu Madde 20- "Destekleme ödemelerinde uyulması gereken esaslar şunlardır: d) Üreticilere yapılacak her türlü destekleme ödemelerinde, entegre idare ve kontrol sistemi kullanılır." ve Çiftçi Kayıt Sisteminin esas alınması Geçici Madde 2- "Entegre idare ve kontrol sistemi oluşturuluncaya kadar üreticilere yapılacak bitkisel üretimle ilgili destekleme ödemelerinde çiftçi kayıt sistemi esas alınır." hükümleri gereğince üreticilerin sigorta konusu ile ilgili olarak;
- Bitkisel Ürün Sigortası yaptıracak üreticilerin Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS),
- Sera Sigortası yaptıracak üreticilerin Örtü Altı Kayıt Sistemine (ÖKS),
- Büyükbaş, Küçükbaş ve Kümes Hayvanları için, Hayvancılık Bilgi Sistemi'ne (HAYBİS'e),
- Kümes hayvanlarının kapalı sistemde üretim yapan, biyogüvenlik ve hijyen tedbirlerini almış tesislerde yetiştirilmesi durumunda Tarım ve Orman Bakanlığı Kayıt Sistemine,
- Denizlerde ve iç sularda yetiştirilen su ürünlerinin entegre edilmiş Su Ürünleri Yetiştiricilik Tesisi Kayıt Sistemine (SKS),
- Arıcılık için, Hayvancılık Bilgi Sistemi'ne (HAYBİS'e) ve Arıcılık Kayıt Sistemine (AKS'ye)
kayıtlı olması ve bu kayıtlarını güncellemeleri gerekmektedir.
5. Sonuç
Tarım sigortalarında ülkeler arasındaki farklılıkların nedenleri; ülkenin ekonomik gelişmişlik düzeyi, tarımsal yapı, ülkenin izlemek istediği tarım politikası, tarım sektörünün sosyo-ekonomik açıdan önemi, iklim özellikleri, meteorolojik verilerin varlığı, tarımsal veri kayıtları, sigorta sektörünün gelişmişliği, sigortacılık uygulamalarındaki deneyim ve üreticilerin sigorta bilincidir.
Üreticinin taşıdığı riskler transfer edilmelidir. En çağdaş risk transfer sistemi, sigortadır. Tarımsal ürünlerin sigortalanabilmesi, risklerin yaratacağı yükün paylaşılması ile mümkündür. Bu yükün küçük bölümü üretici, büyük bölümü ise sigorta sistemi ve devlet tarafından üstlenilmelidir. Primlerin riske paralel olarak yüksek olması nedeniyle, üreticilerin sigorta yaptırabilmesini kolaylaştırmak için devlet katkısı şarttır. Tüm bu gerekçelere sahip bir sisteme ve yöneticisi olarak Tarım Sigortaları Havuzu kurulmuştur.
Tarım sektörünün gelecekteki risk faktörlerinin kapsama alınması ve tarımsal destek faaliyetlerinin yürütülmesi adına TARSİM'in stratejik olarak tarımsal gelişme ve üreticiyi koruma politikalarında devlet destek prim çarpanları, üretim yapılan bölgenin tehlike ve risk faktörlerine göre düzenlenmektedir.
Ülkemizin coğrafi konumu ve iklim yapısı gereği hem tarla tarımının hem de örtü altı tarımın doğal afetlere açık olması gibi nedenlerden dolayı tarım sigortasının ülke genelinde yapılma gerekliliği büyük önem arz etmektedir. Tarım sigortasının üreticinin elde ettiği ürünleri doğal afetlere karşı teminat altına aldığı ve özellikle şiddetli yağış, don, dolu, kasırga, hortum, sel, yangın ve kuraklık gibi doğal afetlerin neden olduğu kayıpların üreticilerin ve ailelerinin geçimini olumsuz etkilediği dikkate alındığında sigortanın önemi aşikârdır.
Ülkemizde nüfusun önemli bir kısmı kırsal kesimde yaşamakta ve tarımsal üretimle geçimini sağlamaktadır. Bu anlamda ülkemizde tarımsal üretimi etkileyen her türlü riskin azaltılması, düzenli bir tarımsal üretimin sağlanabilmesi, kırsal kesimde yaşayan ve geçimini tarımla sağlayan kişilerin gelirlerinde meydana gelebilecek dalgalanmaların önlenebilmesi için "Tarım Sigortası" çok önemli bir ihtiyaçtır. Özellikle kamu tarafından oluşturulan kontrol noktalarında -sübvansiyonlu kredilerde olduğu gibi- tarım sigortaları zorunlu hale getirilmelidir.
Serpil GÜNAL
Tarım Sigortaları Havuzu İşletici Şirketi (TARSİM) Genel Müdürü
Rabia ÇALIŞKAN
Tarım Sigortaları Havuzu İşletici Şirketi (TARSİM) AR-GE Uzmanı